Sana hayran hayran bakarken
Gözümü her kırpmamla
Yeni bir fotoğrafını çekiyorum
O tatlı gülüşlerinle
Kalbimin albümündesin
Benim güzel oğlum
Bir dağ görünürdü şehrin pencerelerinden
Kuzeyde en arkada
Yaşamı boyunca şairin
Yaşamlar boyunca
Gül dala küstü
Yıkanmış halı kokusundan
Dokuyorum yüzünü
Bu kış hallerine aşinayım
Donmuş bir nehir gibi Anadolu’da
Dipten dipten akmana
Ben senden geçtim de
Fırtınalı denizdeki bir fener gibi açık bilinci
Şimşeklerin ışığı olmasa da
Farkında tepesinde birikmiş kara bulutların
Ama yine de şaşkın
Bunca ömrün suyu
Düşman mı oldu artık
Kareli defterimde
Kökünden sökülmüş bir kareyim
Bir girip bir çıkıyorum hesabımdan
Çizgili defterimde
Silinmiş bir cümleyim
İzi kalmış ama okunamayan
Teker teker girdiler içeri
Yüzlerini ahşap askılara astılar yüzlerinde
Birbirinden güzel kulakları vardı herbirinin
Çıkarıp mahfazalardan kafalarına taktılar
Bir sağa bir sola
Kolyenin ucuna takılınca taş
Mücevher oluyor
Elmas düşünce yüzükten
Çakıl taşlarına karışıyor
Oradan da seke seke yakamozlara
Öyle bir kuyumcudayız ki
Kilidinde dönen bir anahtar gibisin
Ellerime sürtünürken bedenin
Açıyor musun
Kilitliyor musun belli değil
Öyle bir çağrısı var ki göğsünün
Mevsim aynı mevsim
Akşam aynı akşam
Güneş aynı güneş
Yine ortancalar açmış
Ama artık yoksun




-
Dilruba Taşkıran
Tüm Yorumlarkısa ve öz