Doğru
Sevgi emek ister
Ekliyorum
Nefret de tembelliktir
Akıl tembelliği
Ne Hititler
Ne neandertaller
Ne de çok eskiden sönmüş galaksiler
En eski tarih
Hatırlayamadığım çocukluğumdur...
Dalmışsın
Gözlerin kapanmış yol yorgunluğundan
Durgun bir göl gibi
Dibine çökmüş çamurun
Işığa doymuş içindeki renkli balıkların
Ancak ölsem yemem derdim
Bir Mayıs ayı boyunca
Uzakta hasret kaldım
Özlemek de varmış dedim
Belki hayata daha fazla anlam katamadığımdan
Acı eşiği çok düşüktür aşığın
Bir kıymık batmasının çığlığını
Aşil’in mızrağı gibi
Göğün kalbine doğru fırlatır
Ulaşmaz bile eşiklerime
Kirpiklerimle
Dudaklarının kenarını çiziyorum
-Zaten bende sen çizik çizik-
Güldürüyorum yüzünü
Upuzun günlerinizde
Gelirsem aklınıza eğer
Sadece bir an için
Biliniz ki o zaman
Birbirimizi düşünüyoruzdur
Ben masumca bir lokma et yemek istemiştim
Açtım
Ben küçücük bir adam
Küçük bir lokma
Açtım
O
Sen olsan ne yazar
Zamanın toprağına boşalır bu gerilim
Elinden elime
Oradan çıplak ayaklarıma
Hep varlar
Dudaklarında sigara
Cenaze namazı ardından
Konuşmaya gelmişler dünyaya
Meraklı pencereler gibi gözleri
Her türlü acının geveze seyircileri




-
Dilruba Taşkıran
Tüm Yorumlarkısa ve öz