Gelecek çoktan geldi geçti
Vaktin tek hali kaldı
Geç
Sabah geç akşam geç gece geç
Geçmiyor bir türlü geçip gitmiş o şey
Omurgam paslanıyor gün gün
Gökyüzünde durduğu gibi durmuyor oksijen
Susuzluktan ölürken su sesi duyuyorum
Yerler ıslanıyor plastik hortumlarla
Dizlerimde kirli su damlaları
Çocukluğum
Yeni doğan kardeşi bildi
Kıskandı
Seni tanıdığım yaşlarımı
Yetişemedim sanmıştım ama yetişmişim
Olmadı sanmıştım ama olmuş
Yaşamadım sanmıştım
Fark etmemişim
Geçmiş
İki kişi arasına sıkışmış kirleri temizlemek için de gerekli
Ayrılık
Ayrılmasaydın anlayamacaklarını anlaman için de
Eğilip de yerden alıp o düşmüş kalbini
Ne kadar uzaklara fırlatabileceğini görmen için de
Kabuğunu soyup soyup kanattığın yaralarının
Mesai sonu evlere dönülen ana caddeler
Trafik lambaları yeşil sarı kırmızı
Kaldırımlarda dükkanların parlak ışıkları
Büfeler, kebapçılar
Nohut kavuran kuruyemişçiler
Bir avuç mutluluk sıcacık
Her dilin en güzel şairi bebekler olmalı
Yeniden doğuyor her sözcük ağızlarında
Dil insanı öğreniyor yeniden
Kimmiş ki bu
Alfabebek
Tutkun
Tutamamaktan
Tutmak için tutuştuğunu
Hiçlik değil ki
Her yerde var olan yokluk
Aynanın yüzeyi gibi şimdiki zaman
Yıldızlı bir gökyüzü yansımış
Sen bakınca bebek
Zamanın açmış açmamış çiçekleri
Biriniz geçmiş
Biriniz gelecek
Sonuçta aynı maviyi göreceğiz
Başımızı yukarıya kaldırdığımızda
Belki de en güzeli olarak seçtiğimiz bulut
Aynı bulut olacak
Olabilir




-
Dilruba Taşkıran
Tüm Yorumlarkısa ve öz