Şöyle uzun bir düşündüm bugün.Gençliğin hayallerinden ve ulaşılan yerlerden baktım geçen şu hayata ben.
Sorguladım gelip geçen günleri.Hemde geçip gitti demek varken.Yanlışlarım duygulara yenilmiş meğer,hemde meğerse hep eperken.
Ne çok yorulmuşum meğer,ne kadar değmezlere vermişim değer,neler yaşamışım
Neler.Ha böyle ha şöyle derken.
Her gün o dut ağacının gölgesine oturur, sessizce saçlarını tarardı nene. Tarağa yapışan, dökülen saçlarını itinalı bir şekilde toplar, hep bir torbaya doldururdu.
Kabullenmişliğin en doruk noktasında olan bir nineydi o. Neden dökülen saçlarını topluyorsun dendiğinde, zoraki bir cümle alabilirdik, dudaklarından.-"Sıratı geçerken ipim olacak bu saçlar benim “derdi.
Hepil, derdi kocasına anlamını bilmediğimiz bir kelimeyle. Hepil derdi “Bu saçları mezarımın içinde yüzüme örtün. Vasiyetim bu benim" derdi. Hepili öfkelenirdi de o hep bilindik narasını fırlatırdı ortaya. Küfürler ona keza. Ama duymazdı onun ne dediğini köseli nenemiz. Yıllarca ölümü beklemekle geçen bir hayatın ahiret mutluluğuna adanmış bir ömürdü onunkisi.
Bütün şarkıları dinledikten sonra,
Çekip gitmek var mı duygularım?
Yalnız bırakmayın beni şiirlerimle
Elveda der uykularım.
Ne zaman gönlüne hicran düşerse,
Ne zaman dertlerin seni aşarsa,
İstekler olmaz da hedef şaşarsa,
“Alnıma yazılmış” demesini bil.
Gözlerin keskin olsun
Ruhun ise hep diri
Attığın adımların
Ses getirsin her biri
Kur otağı çadırı
Ne kadar güzeldir düşlediğimiz,
Gözünü açıpta yok olmayınca.
Çekilmez oluor bilmediğimiz,
Bilmenin çilesi dolmayınca.
Ne düzen gördü,
Ne sevdi içten birini…
Konmaktan yoruldu
Kuş misali.
Kanatlar sarkık
Sevincin adını koyamadığı,
Yeşil kuşlar düşlerimi yırtıyor.
Düşüyorlar tüy hafifliğinde,
Açık limanlarına aklın.
Bir annenin sadakati gibi
yavrularına,
Ben sana öyle sâdık ı'm
Öyle düşkünüm sana.
Bizim dostluğumuz dedi, öyle bir ah çekti ki "Sanırsınız karşıdaki dağlar yıkılacaktı."




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!