Adnan Deniz Şiirleri - Şair Adnan Deniz

Adnan Deniz





Bir çocuk saflığıdir bayram
Selam samimi duygulara...

Devamını Oku
Adnan Deniz

Ayakta kalmak ve başını dik tutabilmek her insanın en büyük idealidir. İnsanlar bunun için çalışır, kimseye muhtaç olmadan, huzurlu bir şekilde yaşamak isterler.
Değerlerimizi alt üst eden en önemli meta, muhtaç olmak ve sürekli değer erozyonuna uğramaktır. Bir ailenin çocuklarına değer yükleyebilmesi, öncelikle ailenin alt yapısının sağlam olmasından geçer. Eğer bu alt yapı yoksa kültürlenme olmadığı gibi en ufak bir ekonomik bunalımda bütün güzel düşünceler dahi birden bire isyana dönüşebilir. Bu tavır iler ki dönemlerde bütün olumsuz toplumsal faaliyetlere yönelir. Sonuçta değersizleşen bireylerde yalanlar, hırsızlıklar, bencillikler ve egoist yaklaşımlar oluşabilir.
Öncelikle yapılması gereken en önemli unsur İnsanları ekonomik rahatlığa yöneltmekten geçer. Bunun içinde üretim şarttır. Üretim yapabilmek içinde üretim organizasyonlarının devlet tarafından oluşturulması gerekir. Örneğin Fabrikaların kurulması, tesislerin açılması gibi faaliyetlerin ivedi bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekir.
Ekonomik feraha erişen kişiler, olumlu aile ortamları oluştururlar. Sanatsal faaliyetlere yönelirler. Güzelliklere ve iyiliklere daha fazla zaman ayırabilirler. Ortamların iyi olması var olan değerlerin yeni nesillere daha kolay aktarımını sağlayabilir. Toplumda kaos, açgözlülük, başıboşluk azalır. İnsanların birbirlerine yaklaşımı daha pozitif hale gelebilir.
O zaman karnı doyan ve kendisine zaman ayırabilen, başkanlarını düşünebilen, yardımsever bireylerin oluşması sağlanabilir. Temelde insan sosyo-psikolojik ve biyolojik canlılardır. Değerleri üreten ve yaşatabilen insanların öncelikle biyolojik ve sosyolojik ihtiyaçlarının karşılanması gerekmektedir.
Bu minvalde yapılması gereken en önemli unsur, toplumsal hareketliliği üretime yöneltmekten geçer. Bu da üretim araçlarının alt yapısının devlet ve özel teşebbüsler vasıtasıyla gerçekleştirilmesiyle olur. İşte o zaman hem ekonomik hem sosyolojik hem dini, millî ve kültürel değerler oluşturabilir bu değerleri gelecek nesillere aktarabilir ve toplumsal barışı sağlayabiliriz. Bu durum toplumların huzur içinde yaşamasına katkıda bulunur.

Devamını Oku
Adnan Deniz


Doğu Anadolu'nun Dadaşlar kenti Erzurum'a Sabahın Loş ışıklarıyla indiğimizde soğuk bir hava beklerken ılıman bir hava karşıladı bizi. Aklıma hemen B. Selçuklu devleti ile 1048’de Bizanslıları yendiğimiz Pasinler Ovası, Saltuklular, Osmanlılar ve Anadolu Selçuklu hâkimiyetleri ve ortaya koydukları eserler geldi. Palandökeni gezmeli, camileri tek tek dolaşmalı, Erzurum Kongresinin yapıldığı binayı gezerek kurtuluş kararlarının alındığı ortamı iyice içimize çekmeliydik.
Erzurum Hizmet içi binasına indiğimizde palandöken dağları.karlı bir ortamda bizleri karşıladı. Hemen toparlanarak Palandöken atlama kulelerine ulaştık. Gerçekten çok heybetliydi ve tesislerle beraber Erzurum'a ayrı bir hava katıyordu.
Erzurum tabyalarına vardığımızda 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşında Erzurum 'u düşmana karşı savunmak için yapılan ve silahlarla güçlendirilen askeri yapıları gördük. Erzurum kalesindeki saat kulesi ve kulenin üzerinde dalgalanan Türk Bayrağı Erzurum'a ayrı bir güzellik katmıştı.
Anadolu Selçuklu devletinden kalma çifte minareli Medresedeki Çift başlıklı kartalın görüntüsü sanki Anadolu Selçuklularının üç boyutlu resimle yıllar önce tanışmış olabileceği izlenimini veriyordu.
Şehirdeki camileri tek tek gezerken, sanki bütün kutsiyetin üzerimize indiğini hissedebiliyorduk. Yakutiye Medresesi ön duvarındaki çift başlı kartal figürü dikkatimizi çeken en önemli özelliklerden biriydi. Çifte Minareli Medrese, Yakutiye Medresesi Erzurum'un bir kültür merkezi olduğunu adeta ispatlar mahiyetinde dimdik ayakta duruyordu.Üç kümbetleri,kümbetlerin üst kısımlarında 12 hayvanlı Türk Takviminin her yılının kümbetlerin çevresine işlendiğini adeta duvarlara kazınarak Türk Kültür ve Uygarlığının izlerini günümüze yansıttığını gördük. Taşhan parkında dolaşırken, Oltu taşından tespihlerin çeşit çeşit vitrinleri süslediğini ve Rus taşı ile adeta yarış halinde satıldığına tanık olduk. Taşhan parkında sergilenen eski tarım aletleri, kızak ve araba tekerlekleri geçmişi anlayabilmek için görülmeye değerdi.

Devamını Oku
Adnan Deniz



Çocukluğumun geçtiği mahalleye
Girdiğim anda hatıralarım depreşti.Mahalle daha da köhneleşmiş,top oynadığımiz sokaklar tenalaşmıştı.Zamanın baştan aşağı elden geçirdiği mahallede tanıdık bir yüz bulmak için adeta herşeye dikkat kesilmiştim.
Ama nerde? yaşlılar dünyalarını değiştirmiş,çocuklar büyümüş ve herşey bana yabancı olmuştu.Kimmiş bu diye bana bakanlar,kimsin sen? Sorusunu sormaya bile
Tenezzül etmemişti.

Devamını Oku
Adnan Deniz





Sokaklarda eskimiş eşyalar görürüm sağa sola atılmış, değeri olmayan, değer verilmeyen veya kullanım süresi dolan...
Derin bir sızı hissederim yüreğimde, eskimiş halleriyle atılan bir giyisinin, bir eşyanın ya da kullanılıp atılmış herhangi bir Madde’nin içler acısı durumlarını gördüğümde.

Devamını Oku
Adnan Deniz


Zamanla herşey eskir.
Miras bırakmak geleceğe
Haramsız bir lokma
Bitmeyen değer gerekir.

Devamını Oku
Adnan Deniz



Her yanını telaş almış
Pazarın,
Bayramı var
Sanki ayva ve narın!

Devamını Oku
Adnan Deniz




Değmesin kanatlarına
İzi tutsaklığın.
Verin mavilikleri

Devamını Oku
Adnan Deniz

Şu hayatın içinden
Akıp gitti bütün yıllar
Terk ettiler hepsi birden
Çekip gitti bütün yıllar.

Resmim kaldı yalnız elde

Devamını Oku
Adnan Deniz



Bütün yolları geçtik,
Oturanları gördük yol kenarlarında
Azıkları yoktu.
Ağlayanları gördük

Devamını Oku