Sokaklardayım.Henüz sabahın
Çok erken saatleri.Dükkanlar kapalı,Tek tük arabalar gidip geliyor.Birde soğuk havada bir kaç insan,ayak uyduruyor bu gidişlere.
Sokak köpekleri henüz çıkmamış piyasaya,
Buz tuttu aladağ donup kaldı,
Söyle anne yangın ölüm fısıldar mı?
Hayalleri uçtu kızların pencereden
Söyle baba yüreklerde yanarmı?
Türk Bağımsızlık savaşının temellerinin atıldığı, Çanakkale’nin geçilemeyeceğinin bütün dünya’ya haykırıldığı 18 Mart 1915 Çanakkale zaferi Türk Tarihinde ve Dünya Tarihinde Önemli Bir Yer tutar. Çanakkale’deki Türk savunmasını ve askerini sadece matematiksel ölçülere vurup, onun yüksek manevi gücünü görmezlikten gelerek, büyük bir hesap hatasına düşenler sonunda, önce denizde, sonra da karada hiç de beklemedikleri yenilgiyi aldılar. Böylece onlar, zaferi Boğaz’da, Türk top ve mayınlarına, karada Türk süngüsüne bırakarak çekilip gittiler. Sonunda binlerce insanın ölümüne neden olan bir insanlık dramı ve Türk Milletinin unutulmaz zaferi kaldı.
Çanakkale zaferi Türk Milletinin Yeniden Dirilişinin Başlangıcıdır. Türk Milletinin inanç ve azmi, Modern Teknolojilere üstün gelmiştir. Mağlup edilemez denilen iki süper gücün İngiltere ve Fransanın’da yenilebileceğini bu zafer bütün dünya’ya göstermiştir. Bu zafer sonunda İngiltere, Fransa ve Rusya’da Ekonomik sıkıntılar baş göstermiştir. Bu zafer sonrası çarlık Rusyası çökmüş, Rusya 1.dünya savaşı dışında kalmıştır. Rusya’da Bolşevik rejimi kurulmuştur. Çanakkale zaferi,1.dünya savaşının uzamasına ve dünya haritasındaki sınırların değişmesine yol açmıştır. Bu zafer, Avustralya ve Yeni Zelandalıların milli bilinçlerinin oluşmasına yol açmıştır.
Türk milletinin vatanı koruma azmi ve ruhu teknoloji ile kaybolmuş, insanlığını kaybetmiş batılı güçlere büyük bir ders vermiştir. Almanyanın doğu cephesindeki harekâtı kolaylaşmıştır.
Çanakkale savaşı bir ölüm kalım savaşıdır. Türk milleti gelecek nesillerin varlığı ve bağımsızlığı için hayatını feda etmekten hiç çekinmemiştir. Öyle ki; «Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir»Diyebilecek kadar cesur bir komutanı, Türk Milleti, Anafartalar kahramanı M.Kemal Atatürk’ü bu zaferle tanımıştır. 'Biz Çanakkale'de bir Dar-ül fünun (Üniversite) gömdük.' Diyen M.Kemal Atatürk, Çanakkale’de yüz binden fazla okumuş ve aydın’ın kaybedildiğini vurgulamıştır. Çanakkale’de ölmesini bilenler Türk Milletinin Tarih boyunca yaşayacağını kanıtlamıştır. Ancak, Çanakkale’de “Size ölmeyi emrediyorum” komutunu verebilen, savaş alanlarında binlerce kişiyi gözünü kırpmadan ateşe sürebilen, bu yenilgi tanımayan kumandan, Çanakkale’de ölen düşman askerleri için söyledikleri; “Burada bir dost vatanın toprağındasınız-Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz-Sizler artık bizim evlatlarımız oldunuz” aslında, O’nun ne denli bağışlayıcı, insan sevgisi ile dopdolu olan yüreğinin ne kadar ince duygularla yüklü olduğunu göstermektedir’’
Çanakkale Savaşında kullanılan 4.000 parçadan oluşan özel ve orijinal malzemelerin yer aldığı Çanakkale Seddülbahir 1915 Gezici Savaş Müzesi ilçemiz Karacaoğlan Kütüphanesinde 25.02.2010 tarihi itibariyle 3 gün süreyle tarihi eserleri sergilemiştir. Kozan Halkının bu sergiye olan ilgisi takdire şayandır. Türk Milletinin Tarih’ine sahip çıkışının göstergesi sayabileceğiz kozan halkının bu duyarlı davranışını takdirle karşılıyorum.
Kozan Belediyesi Kültür hizmetleri kapsamında gerçekleştirilen Gezici savaş Müzesi, Kozan halkını çok Mutlu etmiştir. Ayrıca, ‘Seddülbahir 1915 Gezici Müzesi’ sorumlusu emekli TRT daire başkanı Cengiz Yürükaslan’ın konuşmacılığını yaptığı Çanakkale zaferi konulu bir konferansın kozanda düzenlenmesi ve aşırı ilgiye mazhar olması da Kozanlının Tarih’ine verdiği değer açısından ibret vericidir.
Gençlerin ellerinde ki cep telefonuna yükledikleri değer artık bütün değerlerin önüne geçmiş durumda.
Elinden telefonu alınan bireyler,ne
yapacağını bilmeyen şaşkın ördeklere dönüyorlar.Bütün duygular artık cep telefonlarına kitlenmiş durumda.Artık gelecek
Ümidimiz olan gençler için bu gençlik erezyonu acilen önlenmeli.Gençliğin, bir ülkenin geleceği olduğu gerceğinin bu konuda
Bir varmış bir yokmuş misali,
Hafifliğini hissederken varlığın.
Bir günde,
Varlıkla yokluk arasında
Çekip gitmek
Ömrü tüketmek.
Biraz tombik, tatlı bir çocuktu Cano. Dalga geçerlerdi ‘’şişko’’ diye. Kızardı, Mahallenin küçük Cano’su. Öyle bir hırsı vardı ki onda sormayın o her şeyi yapardı.
Yine günlerden bir gün çocukluk hali, onlarla birlikte sağda solda oynuyorlardı. Bir inşaat gördüler çocuklar, koşarak gittiler oraya. Tabi Cano eksik kalır mı? O da takıldı peşlerine
Ortam tam istedikleriydi. Evin önüne bir kamyon kum yığmışlardı. Ne güzelde damdan kuma atlanır dedi, abisi. Onlar büyük, zayıf ve atikti. Kızdırdılar yine Cano’yu ‘Şişko’ diyerek. Güya Cano damdan kuma atlayamazdı.
Önce kızardı Cano, korkuyordu ama serde yiğitlik vardı. Bütün hırsını topladı Cano, siz atlayın da bir göreyim, ben de atlarım dedi, usulca. Önce Abisi çıktı dama. Hoppp diye, hemen kuma atladı. Sonra arkadaşları sıra sıra adeta uçtular, kumun üstüne. Kala kala yalnızca, Cano kalmıştı.
En çiçekli zamanın
Canparem,
Aç çiçeklerini.
Yeşillensin,
Meyveye dursun
Cıvıl cıvıl dalların.
ÇARESİZLİK
Bütün takatim kesilir,
Hissederim çaresizliği yüreğimde
Parçalarım pişmanlığın kelimelerini
Sözüm geçmez en aptal sözlerime.
Dünyanın bizi kirlettiği
Bozulmamış saf hallerimiz
İçinde dışın gibi çocuk,
Hem güzel hem tertemiz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!