Adnan Deniz Şiirleri - Şair Adnan Deniz

Adnan Deniz

Burma bıyığı, uzun boyu, aslında acayip huyu ile çok ilginç bir adamdı çıta emmi.
Yemyeşil ormanların, bir yaz günü nazlı nazlı akan Göksu ırmağının kıyısında, Tırtat yaylasında, kadir emminin bakkal dükkânının önünü yurt edinmişti.
Kamyon kamyon karpuzlar giderdi yaz günleri Feke yolundan yukarı doğru. Nereye giderdi o kamyonlar hiç sorgulamaz, Zaten hiçte gerekte duymazdık. Biz çıta emmiye bakardık yalnızca, çocukluğumuzun kahramanı çıta emmiye.
Niye mi? Çünkü yola çıktığında elini kaldırdığı zaman, bütün karpuz kamyonları duruverirdi.
Sanki “deli Dumrul misali" üç, dört karpuzu kamyoncular, bakkal dükkânının önüne hiç konuşmadan bırakır giderlerdi.
Sessizce bir sigara yakar uzun uzun içine çekerdi çıta emmi. Bacağında siyah bir şalvar, ayağında uzun burunlu bir kundura, üzerinde beyaz gömlek ve o meşhur yeleği olmazsa olmazlardandı. Bir tespihi vardı ki anlatamam. Taşları iri iri, taneleri kocamandı.

Devamını Oku
Adnan Deniz





Gözlerini ovalayarak kalktı yataktan. Azığını beline bağladı, ağıla indi. Ağıldan keçileri çıkararak önüne kattı. Keçileri yaymak için dağa doğru sürmeye başladı çoban Ali.
Her gün yaptığı bir işti onun için. Sıradan geçen günlerden biriydi. Gün aynı, iş aynıydı, bugün yarın hiç fark etmezdi.

Devamını Oku
Adnan Deniz



Kurduğum iyi niyet düşleri, beni yalnız bırakmayın.Size bağlı dik durmam, huzurlu yaşamam, size bağlı yaşarken iyi bir insan olmam.
Çok zordur biliyorum, kötülerle bir bahçede gül dermek, çok zordur biliyorum,kötülükler
İçerisinde delirmemek.
Halbuki o kadar geniş ki bu dünya, halbuki herkese yeter sana, bana ve ona.

Devamını Oku
Adnan Deniz



İçinde bulunduğu şahsi durumun, çoğu kişi farkında değildir. Halbu ki şöyle bir çevrelerine baksalar, ne kadar şanslı olduklarını görebilecekler.
İnsan tabiatıdır, var olanın kıymetini kaybedince anlarlar. Ne zaman ki herhangi bir kayıp başlar, sızlanmalarda beraberinde gelir. O ana kadar değerini bilmedikleri şeyler birden önem kazanır.
Her şey sağlıktır diye bir söz var, doğrudur. Çünkü
Sağlık olmazsa varolmasını istediğiniz çoğu şeyden

Devamını Oku
Adnan Deniz



Toplumda bir çok değerli olan insanlar vardır, birde bizlerin değer yükledikleri vardır.
Asıl sorun değeri üstünde olmayan insanlara hayali değer yüklemektir. İşte problem ve anlaşmazlıklarda orda başlar.
Değer yüklenen insanlar gerçekten kendilerini, verilen değer ederinde sanırlar.Ancak verilen değer ölçüsünü kaldıramazlar.O zamanda bu insanlar olduklarından farklı davranmaya ve
Kendilerine değer verenleri küçümsemeye başlarlar.O zamanda beklentiler boşa çıkar.Onun için kişilere olduklarından fazla değer vermemek gerekir.

Devamını Oku
Adnan Deniz



İki minik fare bir değirmene dadanmış.Yaşlı değirmenci ne zaman değirmene gelse un çuvallarının ağızlarını kemirilmiş bulurmuş.
Çok kızmış değirmenci dayı.Gitmiş farelerin anne babalarını bulmuş.Demişki bu minik farelerinize bir nasihat verin.Yoksa bu işin sonuçlarına ben karışmam demiş.
Farenin babası gevrek gevrek gülmüş
--Biz fareyiz,fıtratımız böyle.O yüzden çocuklarımızda böyle demiş.

Devamını Oku
Adnan Deniz



Herşey değişsede, yüreğinizin içerisinde ki sevgi
Dolu o kalbleriniz var ya... O değişmesin yeter. O ilk günkü güzelliğiniz, zamanın acımazlığına uğrasa da
Sizin var olma gerçekliğiniz bütün değişim rüzgarlarının önüne çok büyük bir set kurar, biliyorum.
Değişerek dünya yokluğunun girdabına kapılacağımızı farkındayım. Ama dünyamızın bir an bile olsa güzelleşmesi uğruna yüreğine çicekler ekmiş, var olmasının yeterli olduğu insanların, değişseler bile güzelliklerinin bütün güzel insanları

Devamını Oku
Adnan Deniz


DEJAVU

Hep aynı melankoli... Hayaller, ulaşılınca sönen arzular ve yine,yeniden hayaller. Bitmek bilmeyen insan arzuları. Ama gerçek olan dejavu.
Hep aynı yolların yolcularıyız aslında.Birimiz önce
Geçerken aynı yollardan diğerleri o yollardan geçmeyi hayal ederler.Yalnızca yanında yürüdükleri yolcular farklılaşır.

Devamını Oku
Adnan Deniz


Onu her yerde görmek mümkündü. Şalvarı yarıya kadar düşük, burnunda göğ bir sümük, elini açmış hep para isterdi. Sen on lira versen bile o hiç almak istemezdi. Çünkü bir liradan başka para nedir bilmezdi.
Ona, deli emin derlerdi, öyle bellenmiş ti bir kere o bizim köyün deli eminiydi. Ailesi kimdi, nereliydi? Kimse sormazdı, merak dahi edilmezdi. Nerde yatar, ne yer, ne içerdi? O kimsenin derdi değildi. İki kafa bulmak, bir eğlenmek işte bu bizim deli emindi.
İlk hasta olduğunda akıl hastanesine götürmüştü babası, hastane içindeki düşünen adam heykelini görünce çok korkmuştu. Öyle ya düşünmek nasıl bir eylemdi? Sahi bu adam neden buradaydı yoksa o da kendi gibi deli miydi neydi? Komşuları ”Önce çok iyiydi bu deli, Anası kafasına vurduydu tasla “ondan mı acaba ondan mı ki? Diye hep söylenirdi. Ana, baba hak getire!
Kimse kalmadı onlardan geriye. Deli emin aralarda dilenirdi. İşte böyle başıboş gezer, eğlenirdi. Bir ekmek sever birde helvayı çok iştahlı yerdi. Karnı doyduğu zaman emin çok güzel olur, bayağı düzelirdi. Herkes onunla mı eğlenirdi yoksa o mu herkesle eğlenirdi? Bunu kimse bilemezdi.
Zaman geçip, yaşlanırken herkes o halâ dünkü deli emindi. Zora geldiği zaman çok kişi onun yerinde olmak ister, “ne güzel ekmek elden, su gölden "diye söylenirdi.

Devamını Oku
Adnan Deniz



İçimde bir ses var dünden menzilli
Sus desem susmuyor deli midir ne?
Gözümün önünden geçen resmini
Yırt diyom yırtmıyor deli midir ne?

Devamını Oku