Odanın içerisindeki sobanın sırtı ateşten kıpkırmızı olmuştu. Sarı kedi sıcaklığın verdiği rehavetle yavaş yavaş kuyruğunu sallıyor, mırıl mırıl ederek uykuya hazırlanıyordu. Bir köşede oturup duran kadir emmi, gözlerini mütemadiyen bir noktaya dikmiş, geçmişin yaşanmışlıklarına gidip geliyordu.
Odanın duvarında gençlik resmi asılmıştı kadir emminin. Simsiyah saçları yaşama hayalleri sanki resimde donup kalmıştı. Yanında başka bir resim, güzel bir kadın, yanında çocukları yer almıştı. Belli ki güzel kadın, kadir emminin karısı, yanındakiler çocuklarıydı. Sanki her şey donmuştu odanın içerisinde. Bir sarı kedi birde odanın içerisinde kadir emminin donmuş bakışları vardı. Yalnızdı kadir emmi. Eşi ölmüş, evlenip gitmişti. Çocukları. Hepsi kendi işindeydi ve hiç biri onu aramamıştı.
Çok eskilerden kalmış bir çek yat, eski bir battaniye, dökük mökük, oraya buraya saçılmış
Bir kaç elma çürümeye yüz tutmuş ortada duruyordu. Kırık bir sandalye üzerinde bir kaç esvap, hala yıkanmayı bekliyordu.
Bastona dayanarak kalktı kadir emmi. Çok acıkmıştı. Mutfağa doğru yürüyordu. Yıllara meydan okuyan bir ocak, üstünde çok eskilerden kalma kazan ve sofrada kurumuş bir ekmek duruyordu.
Ellerim saçlarına değdiği zaman,
Gül takmıştın saçlarına.
Ellerim mi?
Ellerim, halâ gül kokuyordu.
Zamanın birinde dünyada çok garip şeyler oluyormuş. Nerden geldiği bilinmeyen bir mikrop insanları zar ağlatıyormuş. Öyle bir mikropmuş ki bu, tuttuğunu hasta ediyor yatak yorgan yatırıyor, tuttuğunun nefesini kesiyormuş.
İnsanlar bir hoş olmuş, çaresiz, perişan bir şekilde yaşıyor, velakin kimse kimseyi göremiyormuş. Hep uzaktan bakar olmuşlar insanlar birbirlerine, uzaktan düğünlere hayırlı olsun diyorlar, uzaktan taziyeler diliyorlarmış.
Kimse kimsenin öldüğünden ya da evlendiğinden hiç haberleri olmuyormuş, Hiç kimse hiç bir şeye şaşırmıyor. Bu zaman da herkes her şeyi olağan görüyormuş. Herkes birbirinden korkuyor, hiç kimse birbirine yaklaşamıyormuş.
Sonunda insanlar hasta olmuşlar, üstelik bir de işsiz kalmasınlar mı? Açlık başlamış insanlarda. İşe güce gidemez olmuşlar insanlar, buldukları ile yetinmeye çalışıyorlarmış. Mikroplar ise dalga geçer gibi yayıldıkça yayılıyor, insanlara hava atıyorlarmış. Birde isim koymuşlar kendilerine güya koronavirüs ’üz diye saçmalıyorlarmış.
Toplaşmışlar bilim insanları, nasıl yeneceğiz bu mikrobu diyorlarmış. Uzun uzun düşünmüşler, hem de nasıl bir iş bu diye? Minnacık bu mikrobu mutlaka yeneceğiz diyorlarmış.
Çalışmışlar bilim insanları, gece gündüz demeden çalışmışlar ve sonunda aşısını bulmuşlar bu pis mikrobun. Mikropsa hala durmuyormuş. Yayıldıkça yayılıyor, yerinde duramıyormuş.
Yağmur durdu. Zaten çoktan beridir yağmuyordu. Islananlar ıslanmış, Sel sularında sürüklenenler, sürüklendikleri yerlerde kalmıştı.
Oralardan geçenler, yağmur sularına basmamak için, atlaya atlaya geçiyorlardı. Sürüklenenlere
Kimseler bakmıyor, herkes kendi durumlarını yaşıyorlardı.
Adam, yağmurda çok önemsediği şemsiyesini
Yağmur yağarken o güzel saçlarına
Bütün ruhun sanki üryan eder şemaline
Yanıp yakılırken ben senin o haline
Dönüp bakarım saçımdaki ak’larıma
Yağmur yağarken o güzel saçlarına
Bütün ruhun sanki üryan eder şemaline
Yanıp yakılırken ben senin o haline
Dönüp bakarım saçımdaki ak’larıma
Dışarda yağmur yağıyor şu anda
Bir serçe kuşu çok ıslanmış.
Ne çok çaresizliğimiz var bilsen,
Kimi pencereden bakıyor
Yağmur gelince,
Titrek ışıklarını geri çekti
Kızıl saçlı güneş.
Ateş etti deli gibi,
Elif Teyzemizdi o,namı değer deli Elif derlerdi ona. Kocası işe gidince, gezmediği konu, komşu kapısı bırakmazdı kapı senin, bu kapı benim diyerek hep gezer dururdu.
Yine öyle günlerden bir gündü Elif teyze için.
Pilavı pişirmiş, yağını yakmadan gitmişti gezmelere. Nasıl olsa herifi gelmeden yakıverirdi yağını pilavın.
Elif teyzenin beyi erken gelmişti o gün eve. Hemde çok acıkmıştı. Ocağın üstündeki kazanı gördü kocası. Dayandı pilavı yemeğe. Nerdeyse bitirmişti kazandaki pilavı. Bir de uyku çökmüştü ki deli elifin kocasına. Gitti yattı karyolaya. Yatış o yatış, mukadderat işte, ölmüştü eşi elifin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!