Bana bütün yalanlardan
Uzaklarda yer eyleyin.
Ben bir dost için gelmiştim,
Siz yerini söyleyin.
Ben seni,
Gözlerimin önünde
Eriyip giden gençliğini
Görmek için sevmedim.
Babamın duruşunda
Annemin,
Gülen göz bebeklerinde
Öğrendim sevmeleri.
Bu şehri sevdim,
Benim olsun demedim ki...
Göksu 'yu sevdim mesela
Koca yürekli insanlarını
Serbest bıraktım kuşlar
Dağlar,taşlar,gökte yıldız
Ben sizi serbest bıraktım.
Biliyorum hiç yoktunuz,
Her gün onu ya elinde ustura,birisini traş ederken,ya elinde bir makas saç traş yaparken görürdüm.
Küçücük berber dükkanında günlük gazetelerin çoğu bulunurdu.Birgün berber dükkanına gazete okumaya girdiğimde tanıdım onu.Sonra o ağır ağır anlattigı hikayelerin ve kimselerin bilmediği haberlerinin tiryakisi olup çıktım.
O küçük kasabadan ayrıldığımda çoktan unutup gitmiştim berber Mehmeti.Ama hafızamda hep ondan bir kelime,bir nükte,bir misal bulunduğunun yıllar sonra farkına vardım.Meğer ben bir berber mektebinden ders almışım,ne güzelde etmişim diye düşündüm.
Bir gün arabama binip o küçük kasabaya,berber mehmetin o küçük dükkanına gittim.Dükkan harabeye dönmüş,berber Mehmet çoktan ölmüştü.O harabe dükkanın önüne oturup saatlerce ağladım.Nasıl bir dünyaydı bu yarabbi,bu anılar,bu hikayeler,bu misaller hepsi berber Mehmetin emanetiydi.O hikayeler hep bana berber Mehmeti hatırlatıyordu şimdi.
Yeni evliydi ziya hoca. Karalık’ta bir ev bulmuştu. Ev uzaktı ya, okula olsundu." Kadı kızında bu kadar kusur olurdu “diye teselli buluyor, okuluna her gün yürüyerek gidip geliyordu.
Gözü bir araca takılırdı her gün hocanın. Reno marka beyaz bir araçtı bu. Komşu evin önünde, öylece süzülüp dururdu.
"Allah’ım hiç bir şey istemem senden, böyle bir arabam olsa yeter diye "Ziya hoca, her gün dualar ediyor, yayan okula gidip geldikçe yoruluyor, yoruldukça böyle bir arabayı daha da çok istiyordu.
Ne gönüller bağlandı yüreğin sızısına
Hayat hergün bahardı gençliğin arzusuna
Dönüp durduk dünya da hepimiz yana yana
Güldük mü? Ağladık mı? biz bunu bilemedik
Sicim sicim bir yağmur yağsa,
Gürül gürül aksa sular derelerden.
Sığınsak bir evin saçağına üşümesek
Buğulansa nefesimizle camlar,
Şimdi hangi gündemin
Son satırısın sen,
Hangi kapının son kilidi.
İçimden neler geçiyor
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!