Adnan Deniz Şiirleri - Şair Adnan Deniz

Adnan Deniz



O hırçın ve su gibi akıp giden yıllardan sonra, sessizliğe bürünen evimizin içinde günlerimiz, yaşadığımız o güzel hatıralarla geçiyor.
Bir zamanlar her an dolup taşan o koskoca evler şimdi alabildiğine bomboş. Artık evlerde herhangi bir otoriteye de gerek kalmadı. Şimdi her biri başka şehirlerde yaşayan çocuklarımız, bizim bir zamanlar yaşadığımız hayatın heyecanını ve hazzını yaşıyorlar. Bizler geçmişin anılarını terennüm ederken, geleceğin torun sevgisinin mutluluğunu hissediyoruz.
Keşke odaların dili olsa da konuşsa... Hayallerimizi, güzel günleri bir bir anlatsa. Çocuklarımızı nasıl büyüttüğümüzü, kaygılarımızı, umutlarımızı dile getirse. Her akşam iş dönüşü onları görebilmenin mutluluğuyla eve doğru yola çıktığımız günleri unutmasa.
Şimdi ise eve her gelişimizin özlem dolu olduğu; fakat onların mutlu olmasının bizi de mutlu ettiği bir dönemi yaşıyoruz. En güzeli nedir, bilir misiniz? Her akşam bizleri arayıp sormaları... Bu koskoca odaların sessizliğini bir nebze olsun doldurmaları...

Devamını Oku
Adnan Deniz



O genç;
Okumalıydı,okuyamadı.Çalışmalıydı,
çalışamadı.Yuva kurmalıydı, kuramadı.Dürdü,büktü bütün ümitlerini bohçaladı.Şimdi açıp açıp,bağlıyor bohçasını.Dedim ya, henüz ümitler bitmedi.

Devamını Oku
Adnan Deniz



Dönem senin dönem, yıl senin yılın,
Mutluluk kapıda bekliyor oğlum.
Adımların doğru, yolun çok doğru
Zaman senden çok şey bekliyor oğlum.

Devamını Oku
Adnan Deniz



Sen hiç göz yaşı sildin mi?
Üzüldün mü hiç?
Öksüz, yetim çocuklarına?
Sildin mi burnunu küçük bir çocuğun?

Devamını Oku
Adnan Deniz



Yüreğine dokunmak var ya bir çocuğun
Gözlerinde pırıltısını görmek
geleceğin
Var ya işte en büyük sevinçleri

Devamını Oku
Adnan Deniz




Odanın kapısı
Açılınca sen,
Yine deli deli

Devamını Oku
Adnan Deniz




Geçip giden zamanın ardından
Baka kaldı genç kız.Ümitler,hayaller rüylar hepsi birer birer kayboldular.Ne pembe panjurlu ev,ne beyaz atlı prens,ne de kendini anlayabileceği bir eşi vardı.Hani kızlı,erkekli
Çocukları olacaktı.Hani bir sevdiği vardı ya kızın,hani kavuşup,hiç ayrılmayacaktı.

Devamını Oku
Adnan Deniz


Hacettepe üniversitesini yeni bitirmiş, öğretmenlik sınavını kazmıştım. Heyecanla tayinimin nereye çıkacağını bekliyordum. Sonunda üç sınıflı bir köy ortaokuluna atandığımı öğrendim.
Bir yatak, bir yorgan ve bir valizle köye gelişimi hiç unutamam. Muhtar beni köy kahvesine getirdi. Herkes okey oynamakla meşguldü. Bir köşede iri yarı bir adam sandalyesine ters oturmuş, ayakkabılarının topuklarına basmış, sigarasını tüttürüyordu.
Muhtara dönüp, kim bu adam dercesine bir bakış fırlattı. Muhtar, anlamış olacak ki, yeni hoca bu müdürüm dedi. Biraz aşağılayıcı bir ifade ile göbeğini zor dönerek bana dönerek, lütfedip ”hoş geldin hoca" dedi ve eski durumuna tekrar dönmekte gecikmedi.
Sonra hadi okulunu göstereyim sana diyerek ağır adımlarla ve yere uzun bir tükürük fırlatarak yürümeye başladı. İlkokulun hemen bitişiğine ve mezarlığın hemen karşısına yapılmış küçük bir okuldu burası. Birazdan öğrenciler gelmeye başladı. Topu topuna on üç öğrenci vardı. Okul müdiresi hiç konuşmadan kafasıyla beni odasına çağırdı. Ders programımı verirken, sen çok gençsin dikkat et buralarda diye tembih etmekten de geri kalmadı.
İlk girdiğim sınıf, yedi A sınıfıydı. Sanki başka yedinci sınıflar varmış gibi komik bir şeydi bu durum. Beş öğrenci aralıklı bir şekilde oturmuşlardı sınıfta. Okulda toplam on beş öğrenci olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Hayal kırıklığı idi bu benim için. Hayallerim, rahat bir hayat beklentim, gerçeklerle birlikte yok olup gitmişti.

Devamını Oku
Adnan Deniz



Liselerimizde en göze çarpan hususlardan biri, öğrencilerimizin ortaokullarda sistem gereği başarılı olsalar da olmasalar da sınıflarını geçebilmeleridir. Ayrıca ortaokullarda devamsızlıktan sınıfta kalma uygulamasının bulunmaması da önemli bir etkendir. Bu nedenle liseye gelen öğrencilerin büyük bir bölümü, beklenen hazır bulunuşluk düzeyinin altında olmaktadır.

İnsan doğası gereği, yeterli denetim ve takip olmadığında verilen görev ve ödevler çoğu zaman ihmal edilmektedir. Bu nedenle eğitimde disiplin ve kurallar vazgeçilmezdir. Liseye başlayan öğrenciler, devamsızlık ve ders başarısına bağlı sınıf geçme kurallarıyla karşılaştıklarında bu sisteme uyum sağlamakta zorlanmakta; gerekli toparlanmayı yapamadıkları için sınıfta kalarak zaman kaybı yaşamaktadırlar.

Devamını Oku
Adnan Deniz



Okunmayan kitaplar,şiirler,öyküler ve bütün edebiyat türleri can çekiyor azizim.Derdi belli bütün kitapların,okuma hissi kalmamış insanlarda.Ya okumuyor,ya da okuyormuş gibi yapıyor okuyorum diyenlerin dilleri.
Herkes şair,herkes yazar azizim,göl dolmadan balık yetişir mi? Çorak toprakta ürün olur mu azizim,önce dolmalı insan,önce okumalı,gezmeli,görmeli,yorum yapabilmeli.Yoksa azizim,kendini tatminden öte gitmez karalama kağıtları ya da evin kitaplığında okunmadan duran bir biblo olur,kurum kurum kurulur,yazılan kitapların dahileri.
Hadi gerçek sever okurlar,hadi bir kitap alın.En azından sevdiğiniz bir kitap olsun,bir bakın bakalım,ne diyor yazarların dilleri.Çevirin sayfaları,bak neler anlatacak elinize aldığinız bir kitap,bakın size neler katacak.
Duyar gibi oluyorum dediklerinizi kitap okuyucuları"Ne güzel şeymiş okumak".

Devamını Oku