Hep gözümüzün önünden geçip gidiyor yaşantılar.Sebebi belli aslında,hep ötelediğimizdendir içimizden gelen herşeyi.
Herşey tamam mı olmalı bu dünyada,insan bulunduğu anı yaşasa olmaz mı?
Mutlu olmak için beklenilen yarınları öncelesek,yarına bırakmasak,geleceği yaşarken beklesek olmaz mı?
Değerini kişilerin yaşarken versek,içimizde tutmasak sevgimizi,olduğumuz gibi davransak
Yorgun yıllar ardım sıra
Gelmezseniz olmaz mıydı?
Dert verdiniz sıra sıra
Vermeseniz olmaz mıydı?
İçimde bir uhde bir sıkıntı var
Otursam olmuyor,yatsam olmuyor
Yıkıldı hep evler, yıkıldı dağlar
Sabahın en erken saatinde açıyordu kapısını, kahvehanesinin. Ölülerin resimleri hep aynı duruşla onu karşılıyordu. Ergün onlarla selamlaşıyor, her gün anılarını diriltiyordu. Adı cemildi, namı değer ölüler kıraathanesinin kahvecisi cemil.
Derin bir nefes aldı, uzun bir iç çekti cemil. Daha dün şurda oturuyordu şişko Recep. Bu gün çekip gitmiş o da, bu dünyadan. Onunda resmini asacak bir yer bakındı cemil. Kahvedeki duvarın en son köşesi boştu. Oraya asarım onu diye düşündü. Ne günleri geçmişti receple, ne günleri. Çok da kebabını yemişti. “Hakkını helal et demişti de cemil, recebe. Şişko recep gülümsemişti."
Her resim bir anıydı cemil için, kahveye gelenler görünce resimleri, duvarda kendi resimlerini düşlerlerdi.
Ağıt seslerini duydu önce, sonra üzerine sıcak su döküldüğünü hissetti. Topal hoca bir yandan su döküyor bir yandan sürekli dualar okuyordu. Şöyle evin etrafına göz gezdirdi.
Kardeşleri çaresizlik içinde kıvranıyor, koca zeytinin altında anası ağlıyordu.
Komşuları toplanmışlardı. Fısır fısır konuşuyor, hafiften çilenen yağmurun altında bekleşiyorlardı.
Kavak yellerinde deli bir rüzgar
Kapatmış kapıyı sis bulutu
Havada yağmurun ince kokusu
Uğultulu hınzırın ölüm korkusu
Bir gün Engin Taş evden içeri girmişti.Eşi,her zaman ki gibi geç geldiği için
Engin taşa yağdı,gürledi.İki çocuğu vardı Enginin,önce bir yutkundu.Sonra gözlerini
Kısarak başını uzattı."---Avrat,seni artık boşadım.Boş ol,boş ol,boş ol"dedi
Enginin eşi,bir an şaka sandı.Ama Engin aldı valizini eline çekip gitti.Çünkü inattı.
Parası yok,pulu yoktu kadının.Üstelik çalışmıyorduda.Ne yapsındı,aldı çocukları
Yaprak gibi,
Bir şiir düştü üzerime
Anladım ki ölüm üşüdü...
Anladım ki;
Güzel gözün üstüne
Kem gözden nazar olur
Söz olmaz söz üstüne
Yoksa intizar olur.
Yüreğe cemre düşse
Gizli bir gülüşünü yakalamıştım,
Çok eskiden.
Saklarım o gülüşünü,
Karanfil kuruttuğum defterimin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!