mavi yağmurlarda tanyeli yüklüyse berem
denizler büyülü boncuktur sevinçten
çığ yeri olan yalnız yokuşun ey yar
bu mektubum iyi ki varsın hediyem
uyumadan kaç gece seni üşüdüm
_
yuliya'yı seviyorum
_
Gülüşün ruhuma düşen kar taneleri
Kristal bir dokunuş heyecanlandırır kalbimi
ben kadere filistin'de inandım
kazanmak ya da kaybetmek
neyle kazanacaksın;
tank paletine isabet ettirdiğin taşlarla mı
iki alemin (sanal,gerçek) uyuşuk bildirimleriyle mi yoksa
_kaldırdı başını binlere,seslendi: beni bana böylemi gerek..._
yanan yeri
hâlâ tüten bedenleri
madımak dönemini unutma
dün unutturmaya çalışıp
hep güller mi temizler namusu
hemde henüz açmamış gül gonca
götürmez gayrı gideceğimiz yere
aşk otobüsümüz
yaş 22
hiç yaşanmamış 6 yıl çıkar
bir filmde rastlamıştım o inançlı cümlelere : her insanın ayak bastığı evrende kendisine benzeyen bir ağacı varmış
ve şahit olduğum anılarda
kardeş çocuklar yeni bahçelerinde bir ağacı - fidanı sahiplenirmiş
Ey Can Ya Sen !
kontlar , krallar mıydı tarihin akışını değiştiren
yoksa köleler ,köylüler , öğrenciler miydi efendilerinin saraylarını çökerten
tava gelmeyen demir neye yarar
mızrak tutmayan el
dizginlenemeyen doru
Fani dünyanın kısa hikayesinde
El verdiğin her el
Dünyada diktiğin bir fidana
Akacak bir ırmak
Karanlığa aydınlık olacak.
Asırlık hatırıdır
Kabul görmemiş varlığın pencere önünde ki farkedilmeyen frezyasıyım
basmakalıp bir saksıda
Hüznümü yağmur koparır
Kokum karışır güneşe
Sözlerimden başka gücüm yok
Ayarsız çıkar sesim ( ki zaten dinlemeyi bilen yok )




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!