önemsiyorum
nehirlerine kapılıp giden melodileri
tutulurken güneş evreninin yörüngesinde
depremlerini,zamanın çelik halatlarını koparan
şimdi düşünüyorum
bir daha bir daha ki gibi
neden geç kaldığımı
düşünüyorumda _ne sağım sobe ne de solum _
neye kime geç kaldığımı...
İhtiyaçtan fazlasıydı zehir
İnanmaya artık ihtiyacım yok
Prusik düğümünde ki kurtuluştur zihnim
kalbinin sol anahtarıyım
Sevincini lotus çiceğinin tınılarıyla süsleyen
Kazandım uğruna girdiğim mutluluğun bahsini
Göçme bir turna gibi ruhumdan diyar - ı evrene
Ve sen yine kalabalıklarında hatırla beni...
_
yalnızlar sokağındakilere _:
içimde sıcacık kıpırtın ve
sen varken
evrensel bir ruh halidir
tutup ellerimden gunese salisin
zambaklarin kokusu
martilarin cagrislari sebebindir
O kadar sicakti ki tenin
coktan kaynamistim
Vuruldum düştüm desem hicran
Firuze bir gönülde safahat
Karışayım derken kıyılarına çıplak
Hatırandır şimdi saçlarından daha katran
Tırnaklarının rujunu kalbine bulaştırdın
Kırıp gelmişi geçmişi oysa
eteklerine dökecektim tüm canlılığımı senin için
Dokunmustum ; Biliyordun sözüne
Sen ne yaptın !..
Mırildan yine öyle ürkek ve utangaç yanınla bir başka şiir
Yine kır bir canımı ve düşür
Daha yakından bir camsız ışığını daha
Acinin rengini sormazlar
Büyüleyip giden sensin
Sürüp gözlerinin iksirini ruhuma
Sesinin kuyusuna iten yine sen
Bir mum nasıl içine içine akarsa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!