özlemle sancırken beden
sınanırken hücre hücre insanlık
barış uçurtma olurdu gülüşümüzde
yeterdi mazgalın açılışı kuzguncuk yeterdi
kanatlandırması için rüzgarın...
Bir sebep gerekliydi
Sarı takunyalar ve
Duvar kağıtları
Bir de mutfak güzel bir çorba için
intihar eden ölümlerim var
kurduğum düşlerin kelepçesi
kalmama sebep yalnız varlığın
rsmini çizer kendinden ayrılıklarım
sığmaz sırçalığına mavi cennetimin
en azından bir umut vardı içimde
sıkışıp kalınmışlığı boşlukta
ve
külleri eşeleyen rüzgarın bıraktıkları
YESİL
nereye gidiyorsun
-burda mısın
seni bekliyordum
araf ta
iki parmağım dalda kopuyordum
bir yağmur ıhlamurlar için
terleyen yaprakları
üşüten kokusu
yorulmuş rüzgarın ve bal arılarının hatrına
Baharı sözlerle kandıramazsınız
O laflarınızla gelmez
Nasıl direttiğini
Ne fırtınalar yediğinde kar altında kaldığını bilemezsiniz
Nöbeti devrettiğinde ki inancını
Sırası geldiğinde kararlılığını anlayamazsınız
Ruhu olmayan devrim
Kendi içinde çözülür yok olur
Ayağa düşer
Evlatlarını geçtim lime lime eder halklarını kıyar geçer
Kader diyemezsin
Korkakça sinmiş teslim olmuş yaşayanların coğrafyasını
tut,bak nasılda hızla kaçıyor
o aşk biriktiren bulut
yüzümüze,
bahçemize yağmalı o
epil epil salkımları gibi salkım söğütlerin
ruhunun çağrısıydı ( inandım )
kuralsız yaşantımın arefesinde
heder olmaya ramak kala
şarkılarınla büyüttüğün baykuşların gözleri
üzerimdeydi ;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!