Büyüleyip giden sensin
Sürüp gözlerinin iksirini ruhuma
Sesinin kuyusuna iten yine sen
Bir mum nasıl içine içine akarsa
şimdi yine sunarım
bir başağın canından çekilen
güneş gibi
sunağımda ki hükmü
...
Kaybetmekte guzeldi seni
Hala orada bir yerlerdesin
Ya hiç düşmeseydin içime...
bastırdığın her acının kaybedenisin
her doğumun sancısı
kayıp tarihimin parmak uçlarına dokunacak
yurdusun
kurdum otağımı ...
Bir kediydin sen
çocuktum yanında
Kolların mırıldanırdı
Soluğundaki serenatı
Büyüler sarardı sımsıcak
Bir kediydin sen
Umarsız
Kaçırılmış yaşamın sahne ardında
Fırtınalar mıydı deltalarında uçurum olan
Yoksa ırmakların mıydı siyah afyon kokusunda gürül gürül akan
nehirlerin derindi
dipten akan ve baktığımda ulaşamayacağım kadar yatağına
aşksa sevemezlerdi benim kadar
kalabalıkların intihârındı ardı ardına
kancık bir köpektir aşk
paçanı kaptırdığın sandığın
boşunadır debelenip diplere vurduğun
hatıraların kalır gelgitlerinden yalnızca
Artık tahammül edemiyorum
Kalmadı dağarcığımda darağacına çekilenlerin dermanı
Yüzsüzlerin avukatlarıyla tartışmayacağım...
bir kılıcın soğumasından daha ölüsü yoktu
anlamını yitirdi işte
nisyanı yırtan umut ışığın
suyun peşinden gitmiştim oysa
ezberlemekten vazgeçtim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!