_sustuğum yer
olmadığın yerdir_
dilimi yatırdılar onlarca yıl
ayırdılar sudan ekinlerimi
gizlendim;
sığınacak liman yok şimdi
yanaştığin her iskele tuzak
sarılamazsın
kaybolur gökyüzün kendine susarsın
artık yeter
Yenilmişim ;
Kayıp sular
Göçe zorlanmış köyler gibi
Mühürlenmiş kapıları sınıflarımın
Yakılmış tüm ormanları ruhumun
Sendeleyen bir yılkı olmuş
_
yuliya'yı seviyorum
_
Gülüşün ruhuma düşen kar taneleri
Kristal bir dokunuş heyecanlandırır kalbimi
Yıkılır barikatlar
Dağılır karanlık
Yalnız bırakırsan yalnız kalırsın !
Boyun Eğme
Kahrolsun teslimiyet
Yaşasın hürriyet ...
yeter ki senin sözlerin olsun konuş
senin sesin yeter her şeye
titredikçe ahengi yüzünün dehlizlerinde
bir nakarat bir renk nümayişi çalsın
deli ka(l)dın yaşamın kanatlarıydın ya
Hiçbir şey sesinden daha hayat olamaz
Hiçbir sıcaklık gülüşün gibi sarılmadı
Hep kaçıyorum sus olduğun yerlerden
ben iyi bir çobanım
incili de okudum kuranı da
10 emirle başlayıp
indirdim othellonun kıbrısta ki perdesini de
sıra dışı hayatlar gördüm
Buz tutmuş ruhum bir açık kapı
Bir kediydin sen
Telaşsız
Gittiğim her yere gözlerimle bakındın
Alnımda bir uğur böceği
Çöpleri karıştıran bir çocuktu belkide
gazinoda kırılan tabakları izlerken
dağarcığımda sallanan hatıra.
14 yaşımda kimseden öğrenmedim sınıfı ! Çoktandır başlamıştım sorgulamaya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!