ıraklı bir çocuğum ben
savaş nedir bilmezdim
kanım toprağa dökülmeden
annem bir çam ağacı şimdi
bense kollarındaki tek kozalak
-gitsem bir fırtına kopar dalından
kalsam çöl sessizliği-
kandırmam beni
seni duymayacağım:
toprağıma ekilince sen
ne kadar uyuyabilirdi bir çocuk günlerce
farkında olmadan
bilinç yitik olsada kalkası var
bağlayamaz dı hiç bir güç adı ölümde olsa
koşması gerekiyordu
sana ihanet ettim
unuttum kaç kişiyle seviştiğimi
hayallerimde
neden başka kılığa giriyorsun
bir tuzunu bırakıp! ..
_ sarıldığım kavuşmadır dileğin _
...ve
asla unutulmayacak
'görüldü' görgüsüzlüğünü gören
mavi zarfların
şimdi kuruyan yapraklar
sarıya kızıla kesmiştir memleketimde
serçeler bankların altına sığınmıştır
yağmurdan bilirim
kuruyan derelerse
ve millet sormaz mı
bugün çaldığın o paralar
o makamlar villalar
mutlu olmana yetecek mi?
sormaz...
gün karanlıktan yoğrulur
karanlık:günün yorgunluğu
uyandırmak borcumuz
en koyu anında
bir nöbetçi iki yakayı tutamaz
-yaşlanıyorum sana olan tutkumu düşündükçe-
hazan yaprakları altında açan bir nâfe çiçektin söğüt yaprakları gölgesinde afrodit'in damlayan gözyaşları tohum olduda...
(15.08.04)
f tipi hapishane EDİRNE
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!