Buz tutmuş ruhum bir açık kapı
Bir kediydin sen
Telaşsız
Gittiğim her yere gözlerimle bakındın
Alnımda bir uğur böceği
Çöpleri karıştıran bir çocuktu belkide
gazinoda kırılan tabakları izlerken
dağarcığımda sallanan hatıra.
14 yaşımda kimseden öğrenmedim sınıfı ! Çoktandır başlamıştım sorgulamaya...
dost bilene hasattır yağmuru damlamın
düşman görene kayasında deliğidir sürekliliğinden damlamın
30.04.14
açık kapı istemiyorum
mekânım dar olsun
insan, hayvan sohbeti uzak...
gürültüyle açılsın her açıldığında kilit
yalnız başka sada olmasın!
Hiçbir şey sesinden daha hayat olamaz
Hiçbir sıcaklık gülüşün gibi sarılmadı
Hep kaçıyorum sus olduğun yerlerden
Mandla Maseko'ya Saygıyla
Sen Uzayın mandelasısın
Artık bunu sadece afrika değil
Tüm dünya çocuklari duydu , biliyor
ben iyi bir çobanım
incili de okudum kuranı da
10 emirle başlayıp
indirdim othellonun kıbrısta ki perdesini de
sıra dışı hayatlar gördüm
üzüleceğim tabii
herkes kendini yaşıyor
ayrılanların ayrılığından bana ne
gideceksin
olduğun yeri inciteceksin yani
Saçlarında ilmek ilmek Lavinya
sesinin kanatlarında asılı hayat
Çantasında lavanta
Kalbin burda geçmez diyor
Bu çağ anlamsız yarsız ve amansızlarla dolu
Işık yağmuru sessiz tepe beyoğlunda tramvay ve kartal sahili
başına geldi işte;
yükselmeyecek artık o ezginin melodisi
yükselip seni, alıp bana getirmeyecek
çıktığın tüm sokakların
çıkılmaz olacak adımlarına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!