Huzur arıyorsan, bu Dünya’da,
Gerçek huzur, beş vakit namazda,
Gül bahçesini görün, rüyanda,
Gerçek huzur, beş vakit namazda,
İnsan, insan, nankörsün insan.
Dinle kalbini de, gör insan.
Sen, vurmaya niyet eyledin.
Dinle, kalbini de dur, insan.
Göz’lerini aç, etrafa bak.
Evlat;
Tutacaksan, sana öğüt vereyim.
Sen mutlu ol kine, murada ereyim.
Bir iş başında, çalışır göreyim.
Babanın malına, güvenme evlat.
Nasıl bir avratsın? Sen böyle.
Benim düşmanım, senin dostun.
Bu iş nasıl oluyor, heyle?
Benim düşmanım, senin dostun.
Dostlarım ile sen düşmansın.
Yaylalık diye, vardım kapına.
Önüme düşüp, götürdün Şam’a.
Akarı bakarı, dedin sana.
Bu nasıl bir babalıktır, baba.
İşe başladım, bozdun sözünü.
Acı verdin, elem verdin.
Nasıl gülüm deyim, sana.
İntizarla, selam verdin.
Nasıl gülüm deyim, sana.
Hizmeti, dirhemle verdin.
Kardeşi, kardeşe düşürdün.
Şimdi; Mutlu oldun mu? Baba.
Allah’ın yolunu, şaşırdın.
Şimdi; Mutlu oldun mu? Baba.
Arsa arsa, paylar eyledin.
Yine efkârlandı, şu dertli baş’ım.
Doğmadan kırk olmuş, baksana yaşım.
Mutlu olmaktı, yalnızca tek düş’üm.
Niye bulamadım, seni mutluluk.
Seninle, yolda gittim, bilemedim.
Gönlümce sevip, alamadım.
Beni sana, kurban ettiler.
Elim, beline saramadım.
Beni sana, kurban ettiler.
Bulandı, aşk’ımın suları.
Şeytan’a uyup da, böyle neyledin.
Mahkemede, ifadeni söyledin.
Hapishaneyi, mekânın eyledin.
Söyle hele, hâlların nasıl mahkûm.
Günde kaç kere, yoklama yapılır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!