Al bayrağımın, altında yürür.
Bastığı yerleri, vatanı görür.
Gittiği yerlere de, barış götürür.
Kurban olun, o çamurlu potine.
Avrupa’ya, Amerika’ya gittin.
Rüya
Dünya, artık durdu, dönmüyor.
Zebani vuruyor, sormuyor.
Biraz, mola bile vermiyor.
Feryadımı, dostlar duymuyor.
Tazecik bedenin, coştukça coştu.
Bir çakal yavrusu, peşinden koştu.
Gelinliği giymeden, kızlık uçtu.
Sabi iken, dul’a döndürdü seni.
Cahil gönlün, yükseklerde gezerdi.
Sar kollarına, sıkıca sar.
Ben özgür doğmuşum, anamdan.
Var git, kime sorarsan sor.
Ben özgür doğmuşum, anamdan.
Kısmetim kesilmiş, göbekten.
Özgürlük arama, bu dünyada.
Özgür olamazsın, bil bunu.
Ne gerçekte, ne de rüyada.
Özgür olamazsın, bil bunu.
Belalar, bırakmaz yakanı.
Yıl’larca, sevgine verdim emek.
Hayal oldu, bana seni sevmek.
Boşa imiş, sen benimsin demek.
Ben, bu gün, yine seni özledim.
Yol’larını, boşuna gözledim.
Âşık'ların bağı’na, daldı.
Kel horoz, kart tavuğu çaldı.
Buluşmalar, ahret’e kaldı.
Yalan dünya’da, öz’üm kaldı.
Güzellerin, duruşu başka,
Giderim, karanlık yollarda.
Ben perişan, anam perişan,
Bana, sır vermiyor kullarda.
Ben perişan, canım perişan.
Neslim olsun dedim, evlendim.
Giderim, karanlık yol’larda.
Ben perişan, ana’m perişan,
Bana sır vermiyor, kul’larda.
Ben perişan, can’ım perişan.
Neslim olsun dedim, evlendim.
Perişanım
Karakarga, bülbülüm dese.
Bülbül olur mu, söyle bana.
Gak gak diye, durmadan ötse.
Bülbül olur mu, söyle bana.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!