KIL
Görünüşte, hiçbir değeri yok.
Kıl işte deyip, gelip geçeriz.
Gereksiz konuşan, bir insana,
Kıllık yapma lan, şurdan git deriz.
Seni, sokakta görüyorum.
Bu kimdir diye, soruyorum.
Gittiğin yere, varıyorum.
Bu sokağa, kim attı seni.
Senin, hiç bir sahibin yok mu?
Dul - Bıkmış usanmıştım, çenesinden.
Öğüt veren, cadı ninesinden.
Günde, bin defa çıkardım, din’den.
Avrat öldü, çok şükür kurtuldum.
Evli - Senin avrat öldü, rahat eden.
Karı - Yaşım taze, gonca bir kızdım.
Çürük değil, çelikten özdüm.
Evde kuzuydum, burada azdım.
İnanman ona, ben haklıyım.
Koca - Yaşı otuz, neresi taze.
Kara Sevda
Soğukta kaynayan su, soğar.
Kara sevda, seni boğar.
He mi kör eder, he mi sağır.
Göremezsin, doğru yolunu.
Kanat çırparsın, sesin çıkmaz.
Uçar durursun, karasinek.
Kimse sana, severek bakmaz.
Uçar durursun, karasinek.
Tatlı, acı, demez konarsın.
Koşalım
Koşalım insan, hayat yoluna.
Binelim, zalim dünya salına.
Eziyet verme, doğru kuluna.
Görelim, kıllı çullu yüzünü.
Güzel’e, gül’e, yaprağa,
Koşar insan, koşar insan.
Hava’ya, su’ya, toprağa,
Düşer insan, düşer insan.
Güzel’i, güler görünce.
Camilerimiz, dolar taşar.
Eğer, kızlar imam olursa.
Müftülerimiz bile, şaşar.
Eğer, kızlar imam olursa.
Kızlar, mini eteği giyer.
Koca olsun diye, vardık birine.
Bizleri koymazlar, hanım yerine.
Beş bacı’nın derdi, iner derin’e.
Komşular, bize, birer koca gerek.
Kimi, ala deli, kimi zır deli.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!