Altımızda Doğan, her anımız aksiyon,
Yolsuzuz kanka, cepte yok bir milyon!
Çekilin babalar, yollar bizimdir,
Bastık mı gaza, kaderimiz çizilir!
Biz Doğan’la akarız akşamlarda,
Sirenler arkamızdan çalar, salla!
Başım ağrıyor,
Mutluluk benimle değil artık,
Tekil Yalnızlığım,
Ömrümün kanayan yarası belki de.
Kalabalıklar içinde doğuşum,
Saatler mıhlı yerinde, içimde o tanıdık sızı.
Sen bir yerlerde telaşlı,
Bense uzaktan, izleyen yabancı.
Sessizliğin içinden geçip, sana uyanıyorum.
Mesajların ötesinde, gizli bir bakışın var;
Saatler mıhlı yerinde, içimde o tanıdık sızı.
Sen bir yerlerde telaşlı,
Bense uzaktan, izleyen yabancı.
Mesajların ötesinde, gizli bir bakışın var;
Ben kelimelerden kurulu bir kördüğüm.
Kurt, elmanın kalbinde bir mimar gibi çalışır;
Zengin sofrasında çürük olgunlukla karşılanır.
Pastanın tuzu boğazda düğüm, felsefe mi değil;
Açlık, karanlık köşede celladıyla tanışırken.
Kuş sütü yiyen kedi efendisini mi gözler
Aramaktan ve umut etmekten yorulur bir süre sonra insan.
Birikir yürüdüğü yolların tozu ayakkabı bağcıklarında,
Ve her adımda biraz daha ağırlaşır omuzlar.
Kışa hazırlanması gibi bir ağacın,
Durağanlaşır insan,
Kapanır içine, kendi yankısından başka ses işitmez olur;
Adana nefes nefese güneş tepede
Cayır cayır her yer boyun eğmez kimse
Kahrolmuş sıcağın altında gölgeler bile
İçinde bizler dimdik ayaktayız
Klimalar yetişmez öğlen ağır yük
Düşüncelerimiz hiç olmadığı kadar sisli—
Az çok birbirimize benziyoruz,
ama kendimize hep yabancı.
Bir miyiz gerçekten?
Sen, ben ve o!
Kendi karşısında da durabilmeli bazen insan,
Ve Bir Gün Savaşımız Bitecek!
Gülümseyerek Sarılacağım Yalnızlığıma,
Yorgun Bedeniyle Bir Kadın,
Kırlarda Karlar Üzerinde Uyuduğunda,
Sonkez Açacağım Kardelen Olup Umutlarla,
Sarıl Bana, Sarıl İçinde Tıkırdar İken Yüreğin,
Gelmiştik Kitabın Sonuna Son Sayfalarındaki Hüzün Ve Veda Hali Derin Bir Yara Açmıştı Ruhumuzda,
Bir Güz Sessizliği Apansız Sarmışken Benliğimizi Soldu Döküldü Yapraklar, Uykuya Dalmıştı Sincaplar, Beklentilerimiz Bitmiş, Batmıştı Güneşimiz, Karanlığın O Simsiyah Elleri Nasılda Yakalamıştı Bizi!
Tüm Kasvetiyle Kapıya Dayanmadan Önce Kış, Teslim Olmuşlardı Kasaba Halkı Biliyormuşcasına Başlarına Gelecekleri, ÜŞÜYORDU Kimsesiz Evsizler, Bir de Yetimhanedeki Öksüzler, Sıcacıktık Biz, İkimiz,
Ayın Şavkı Vururken Karanlık Sulara, Limanda Yosun Tutmuş Teknesiyle Balıkçı Denize Bırakmak İçin Ağlarını Bilmem Kaçıncıkez Hazırlanıyordu, Hararetli Bir İlişki İnsan Ve Tabiat Ana Arasında Süre Gelen Bir Varoluş Hayatta Kalma Savaşı,
İzlerken Tüm Bu Olup Biteni Duyuldu Ötelerden Bizim İçin Hasretin Ayak Sesleri,
Derin Bir Ahhh Çıktı Canevimizden,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!