Kurt, elmanın kalbinde bir mimar gibi çalışır;
Zengin sofrasında çürük olgunlukla karşılanır.
Pastanın tuzu boğazda düğüm, felsefe mi değil;
Açlık, karanlık köşede celladıyla tanışırken.
Kuş sütü yiyen kedi efendisini mi gözler
Yoksa bizim gibi o da boşluğa mı söver?
Hakikat, mırlarken tırmaladığın o yara;
Zengin provayı izler, sahnedeki oyun kara.
Fakir uzağında hayatın, ilk basamakta Durmuş;
Kırmızı bir tül beton merdivene konmuş.
Ayaklarını toplamalı, asaleti kırılgan;
Zihin çözdüğü bu sığ tiyatroda nefessiz
Kör aynada aksine küfretmek huy olsa gerek,
Beyaz atlı illüzyon hayat, erdem vakti gelince gitmek.
Utandı mürekkep boşa harcanmış ömrü yazmaya,
İnsanlık utanmadı ucuza yaşamaya; geriye sadece boşluk.
Kayıt Tarihi : 3.07.2026 17:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!