Sonbahar Gelmiş Dayanmış Kapıma
Çok Uzakta Özlemlerim, Kavuşamadan Daha
Titreyen Dudaklarımda Olmayacak Duam
Son Deminde Ömrüm, Neredesiniz Sevdiklerim
Sırtıma Vurmuşum Kederleri, Keşkeleri
Almaz mısın ey kul? Etrafında her şey ders, her taş bir yol. Bak aynaya; yüzündeki çizgiler sana senden çok şey söylüyor bugün. Var mı hükmün bir dalı yeşertecek, kuruyan kalplere can verecek? Sayılı nefeslerin akar gider. Takvim değil, kefen sayar seni.
Fani dünyada kulluğun, senin tek gerçek yurdun. Ne götürdün yanına? Sorulunca bir bir, kalır elinde sadece O’na sunduğun. Fani dünyada kulluğun; tek sermayen, tek sığınağın. Zannetme ki ölüm seni unutacak. Hazır mısın o gün sorulunca: "Kulum?"
Yarın mizan kurulur, titrer omuzun, "Hakk'ın" der. Bakar sana Rabbin: "Kulum, nerede dostların? Adına alkış tutan o kalabalık? Bir anda dağılan duman..."
Vardı malın, vardı gücün; neye yarar? Terazide ölçülmez rütbe, makam. Çıkar, geçmedi hükmün, ağır bastı gözün. Rabbin emanetiydi, sen sandın özün. Gel dön, ver şimdi hakkın; bırakma yarına, sarsın yakarışın.
Bugün varız, yarın iz; toprak örter her bakışını. Fani dünyada kulluğun, senin tek gerçek yurdun. Ne götürdün yanına? Sorulunca bir bir, kalır elinde sadece O’na sunduğun. Fani dünyada kulluğun; tek sermayen, tek sığınağın. Zannetme ki ölüm seni unutacak. Hazır mısın o gün sorulunca: "Kulum?"
Bir köşede sen,
Üzerinde siyah bir elbise.
Umutlar biriktirmişsin gözlerinde,
Kalbinde söylemeye çekindiğin birkaç kelime...
Nasıl da geçti çocukluğun ve gençliğin söyle!
Sevmekmiş cezam, düştüm ortasına
Toplasam eksik, yetmiyor sana
Üstümüzde mavi gökyüzü, altında ben
Eylül iner yine sessizce camıma
Adını dedim, sustu sokaklar
Masanın kare kenarlarında bekliyor daktilo; o sağır ve beyaz bekçi.
Düşünceler, uykumuzu soğuk bir bıçak gibi tam ortasından bölüyor.
Sıfırın sağında biriken o devasa, o dilsiz ve ağır boşluk;
Hesaba gelmez bir kederin, rakamlara sığmayan uğultusu mudur yoksa bu?
"İyiyim" diyorsun, ceketinin cebinden bir şehir düşüyor yere,
Ömrün Son Talanı, Pazar Yeri Burası,
Bedelini Ödemeden, Ucuzundan Kapanın Elinde Kalan Değerlerim Var,
Sevgilerim En Olgunundan Çok Erdemli,
Umutlarım Kaliteli Yüzde Yüz Yerli,
Hele Hayat Dolu Gülüşüm Bir Kez de Olsa Yakından Görülmeli,
Ucuza Gidiyor Kalbimin En Derinlerinden Gelen Gözyaşlarım Kapış Kapış!
Ömrün son talanı, pazar yeri burası,
Bedelini ödemeden, ucuzundan kapın.
Kelepir sevgilerim var tezgâhta,
Umutlarım kaliteli, yüzde yüz yerli...
Hele hayat dolu gülüşüm,
Bir kez olsun yakından görülmeli.
Hüzünlüdür Gitmeler,
Ve Gün Gelir Gider İnsan Herşeyden Vaz Geçer,
Bir Yaradanından Bir de Yavrusundan Geçemez,
Geçer Anadan, Babadan, Bakmaya Kıyamadığı Yârdan,
Aramakta Bulur Mutluluğu Gün Gelir İnsan,
Korkar Kendiyle Baş Başa Kalmaktan,
Autumn is exactly what it means—the fall of the year,
The finest blueprints of loneliness and goodbyes appear.
This season cracks the door to grief, saying hello to the departures...
Even though my hands freeze, I don’t put 'em in my pockets no more,
My weary body thinks it’s warming up, but I'm freezing to the core.
Lying to myself again, keeping up the disguise,
Nerede o hayranı olduğum gülümsemen?
Kim örttü üstünü, kim gizledi sevinçleri bizden?
Hayaldi mutlu bir yaşam, düştük en derine,
Yine bir sevdanın sonrasındayım, bak ellerime...
Nerede o bakmaya doyamadığım gülüşün?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!