Almaz mısın ey kul? Etrafında her şey ders, her taş bir yol. Bak aynaya; yüzündeki çizgiler sana senden çok şey söylüyor bugün. Var mı hükmün bir dalı yeşertecek, kuruyan kalplere can verecek? Sayılı nefeslerin akar gider. Takvim değil, kefen sayar seni.
Fani dünyada kulluğun, senin tek gerçek yurdun. Ne götürdün yanına? Sorulunca bir bir, kalır elinde sadece O’na sunduğun. Fani dünyada kulluğun; tek sermayen, tek sığınağın. Zannetme ki ölüm seni unutacak. Hazır mısın o gün sorulunca: "Kulum?"
Yarın mizan kurulur, titrer omuzun, "Hakk'ın" der. Bakar sana Rabbin: "Kulum, nerede dostların? Adına alkış tutan o kalabalık? Bir anda dağılan duman..."
Vardı malın, vardı gücün; neye yarar? Terazide ölçülmez rütbe, makam. Çıkar, geçmedi hükmün, ağır bastı gözün. Rabbin emanetiydi, sen sandın özün. Gel dön, ver şimdi hakkın; bırakma yarına, sarsın yakarışın.
Bugün varız, yarın iz; toprak örter her bakışını. Fani dünyada kulluğun, senin tek gerçek yurdun. Ne götürdün yanına? Sorulunca bir bir, kalır elinde sadece O’na sunduğun. Fani dünyada kulluğun; tek sermayen, tek sığınağın. Zannetme ki ölüm seni unutacak. Hazır mısın o gün sorulunca: "Kulum?"
Kayıt Tarihi : 3.04.2026 15:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!