“Sevda Yeli”
Bir köy sabahında, taş duvarlar terlemiş,
Gözlerinde dağların sabrı var anamın.
Toprağın Kanı, Sevdanın Sesi
Dağların ardında bir rüzgâr var,
Alın terini taşır çorak tarlalara.
Rüzgâr ağır, gökyüzü kurşun,
Bir damla umutla sulanır yüzüm.
Yorgun dizlerim, taş yollar kadar sessiz,
Ey dağ, duy beni — dönmek için değil bu yürüyüşüm.
Umudun Sesi
Toprak, kanla sulanmış bir ağıt gibi,
Ezilen ellerin sessiz çığlıklarını taşır.
Tarlada güneşin altında terleyen
Köylü ve emekçinin gözünde umut saklı,
"Yankı"
Kendini tanımayan bir yolcuydum içimde,
rüzgârın yönüne göre yamulan bir dal,
başkalarının gölgelerine sığmaya çalışırken
kendi gölgemi küçülttüğümü bilmeden.
Yırtık Mavi Bir Umut
Ve rüzgâr…
Rüzgârın soluğunda titrer,
Yolun Türküsü
Bir dağ var önümde,
Yolu taş, suyu ince.
Ben yürürüm usul usul,
Yüreğimde senin izce.
Yüreğin Gölgesinde Büyür Halk
Dağlardan inen bir ses var,
Rüzgârla karışmış isyanın soluğu,
Yoksulun alnında ter,
Ananın gözünde umut —
Yürüyüş bitmez
Dağlara yazarız adımızı, rüzgâr taşır sesimizi,
Yanan bir meşale gibi, umut dolaşır elimizi.
Bir çocuğun gülüşünde, bir annenin gözyaşında,
Biz vardık, biz varız, biz olacağız yarında!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!