Geceye ay ,gokyuzune yildizar ,gözlerime hasret düştü, sakaklarimda gidisidin ardından acı ,üşüyen ellerime yabancı eller düştü, görmediğini dokunmadığıni ozlermi insan , yüreğime ateş ciğerime kor düştü, Ah be Yar rotasını kaybetmiş bir gemi misali bilinmeze yol alırken sabahım ,alabora oldu tüm duygularım , girdaba takilinca uykularim sensizlige çarptı son gülüşüm ,gamzelerimden binlerce Ah düştü, derin karanlık sularda yüzme bilmeden suya kafa tutan , kanatları olmadan uçmaya kalkan, duymadan konuşmaya calisan, ruhuma anlamsız bir hal dustu , anlatılmaz ,anlatilamaz bir haldeyim , nerdeyim ,kimdeyim nerede yerim ,uykularima tekrar tekrar zehir düştü, kurumuş yaprak hisirtisi kadar sessiz ve bir okadar kırılgan ruhum , kimsenin ayak basmadığı kadar ıssız, kimsenin dokunamayacagi kadar masum düşlerim, geceye teslim olsaydım eğer bir düş gibi rüyama düşerdi gülüşlerin, Ah be Yar zaman zaman denilen kadar çaresiz ve acımasızdı gecem ,Naz dedikleri sey ,uc harf tek kelime iken omrume kocaman bir ah dustü, sensizlik senin kadar kimseye yakışmadı çık gel ALLAH için
“Düştü Dedi Komutan… Ayakta Duramadım…”
Düştü dedi komutan…
Ayakta duramadım.
Sanki bir dağ devrildi içime,
Sevdim Yar
(Duymadın Yar)
Adına şiirler yazdım ah yar, çik gel Allah için diye
Duymadın ,duyuramadimsevgimi .
Sırrımı ,kimseler duymasın diye
Alıştım sana da yokluğuna da
Hasretin günler gibi
Bir birini kolalıyor
Dün yokken, bu gün var ve yarın hep olacak gibi
El uzat bana, yolları kapanmış köy yol gibiyim
Issız, bir o kadarda uzak ve soğuk
Kapıyı sessizce çektim,
kırmadan, ama kırılarak.
Senin gidişin gibiydi bu kapanış:
bir ses çıkmadı,
ama her şey dağıldı içimde,
en çok da aynaya bakan yanım.
Ah ustam ah
Bazı acılar vardır;
İnsan sustukça derinleşir…
Soldu artık yüzümdeki
Cam kırığına benzer fer,
Sen gittin…
Ama bir kapı bile çarpılmadı ardından.
Sessizliğin kadar usuldandı gidişin.
Öyle nazik terk ettin ki,
Sen gittin…
Ama bir kapı bile çarpılmadı ardından.
Ah Yar Etme…
Karanlık geceyi bir insanın kalbine yükleyip de
sonra “unut” deme
Ben seni,
bir ömrün içinden geçen sır gibi taşıdım.
Ey adını içimde saklayan sır,
bu gece sana kelimelerle değil, içimde hâlâ sönmeyen eski bir közün diliyle sesleniyorum…
Her şey bir gece başladı; adı konmamış bir ezanın içimde yankıya dönmesi gibi… Harflerin bile eğilip sustuğu bir sesti o. Ben kendi içimde sürgün bir yolcuyken, sen bana içimin yönünü gösterdin.
Aşk, zamanın diz çöktüğü görünmez bir dergâh gibiydi; kalp orada etten çekilir, ateşin hükmüne girer. Ve ben her “sen” dediğimde, külden doğan bir suskunluğun içine çekildim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!