Ey adını içimde saklayan sır,
bu gece sana kelimelerle değil, içimde hâlâ sönmeyen eski bir közün diliyle sesleniyorum…
Her şey bir gece başladı; adı konmamış bir ezanın içimde yankıya dönmesi gibi… Harflerin bile eğilip sustuğu bir sesti o. Ben kendi içimde sürgün bir yolcuyken, sen bana içimin yönünü gösterdin.
Aşk, zamanın diz çöktüğü görünmez bir dergâh gibiydi; kalp orada etten çekilir, ateşin hükmüne girer. Ve ben her “sen” dediğimde, külden doğan bir suskunluğun içine çekildim.
Gidersen sensiz şiirleri hüzün kaplar, yanık söylenir sensiz türküler, kanar yüreğimde serim kalan yaralar tenim telini arar ruhum kokunu, gidersen ağır gelir kaldıramam yokluğunu, kırılır dalım bükülür belim, gidersen damarımdan kanım gider, ruhumdan özüm, gidersen şiirlerim kimsesiz sahipsiz kalır, gidersen, gün görmemiş saklı gizli acılar, uykudan bir haber delik deşik geceler, ciğeri yaktıkça yakan sızlar, diz çöktüren derin sancılar, hep bana kalır, gidersen yarına dair umudum gider, gidersen başımdan aklım gider, gönlüne gönlümden gözüm, gidersen tutunamaz düşer düşlerim ,öksüz kalır düşüncelerim ,zindan karası kabuslar bana kalır, gidersen yarım kalır bitmemiş seninle şiirler, kağıtlar sen gibi lekesiz tertemiz, kırık dökük kalır sensiz kalemim ,gidersen, düşlerimde Yar, düşüncem de har kalır, gidersen ,kalbimden köz, gider, dilimden söz, gidersen, yıkılır gelecegim. Yanar Yarenin, talan olur, deprem görmüş bir şehir misali, umutlar tükenir ,hayaller solar, hiç yokmuş gibi yalan olur, gidersen sensiz yollarda dipsiz kuyularda düşerim ,gitme sen gidersen ben giderim, sen gidersen ben biterim Yar,
Kapıyı sessizce çektim,
kırmadan, ama kırılarak.
Senin gidişin gibiydi bu kapanış:
bir ses çıkmadı,
ama her şey dağıldı içimde,
en çok da aynaya bakan yanım.
"Haysiyetimi Ayaklarımın Altına Alıp Çekiliyorum Gölgenden"
Alıp gidiyorum—
Yüzsüzlüğümü, onursuzluğumu
ve senin bana biçtiğin suskunluğu
bir kefen gibi sarıp
Herkes kendi yüreğinin gurbetinde , beden bir memlekette , gözler ise hep boş hayalde , darmadaginigim yanıldım yine ,güzelliğinin suretine kapıldı söz dinlemedi kalbim ,kimseyi incitmeyen ruhum ses etmedi bu gidişe çarmaga gerdi gururunu aci ceke ceke kabullendi sessiz ve çaresizce , Ama dur son kez dinle ,kimbilir daha kaç zemheri kış, kaç baharlar gececek ,sonbaharda kaç kurumuş yaprak dokecegim ömrümden ,kac bayram sabahinda öksüzluk yasayacagim icimde , kaç kez kalabalıklarda cami avlusuna bırakılan çocuk gibi boyun eğeyecegim istemeden kaderime ,dilime gelen isyanlari ,aklimdan gecen Ahlari , daha ne kadar prangalara vuracagim ,Ahhhh beee Yar ,hiç haberin olmayacak mi ? benden bedenimden , ,öldüm mü kaldım mı? ,guldum mu agladim hic halimi bilmeden , ve ben yanıldım yine güzel suretine kapıldı söz dinlemedi kalbim .gitme Yar gitme ,gidersen sümbüller kokusunu yitirir, , gökkuşağı renklerini kaybeder , martıların boynu bükülür, bülbüller aşka tovbe eder , gidersen yarenin gider , yar in gider , ,yara kalir cigerimde ,yanildim yine guzel suretine kapildi soz dinlemedi kalbim, eşyayı sever gibi sevme beni ,yüzler eskiyince kenara bırakıp gitme ,dur kapilari yuzume tokat gibi carpma ,bu yurek cok sevdi seni 1 kere sus ve dinle ,uyuyamayan hasta gibiyim bu gece , en uzun geceyi tüketmeye çalışan, sabahın ilk ışıklarını dualar ile karsilayan , her ceset hasret kokar ,cesetime hasrtet kokulari serpme , güzel suretine kapıldı söz dinlemedi kalbim ne olur gitme....
Ah yar , Öyle bir gittin ki , gökyüzünde uçan ürkek kuşlar, kanatları ile taşıdı cenazeni , bulutlar gözyaşları ile izledi halimi , gökkuşağı bir mendil gibi ağıtlar yaktı , yer gök sanki kana bulandı , 7 kat sema sessizce haykirdi ,gökkubbe felaketle naralar attı , Ahlar feryatlar gökyüzüne sığmadı, ve ben , yok oldum , kayboldum , darmadağın oldum Yar, darmadağın
GİZLİ DOLAP
Herkesin susturduğu bir çığlığı vardır,
Kendinden bile sakındığı bir mezarı.
Benimkisi bir dolabın ardında —
“Göğsünde Açan Hilal”
Secdede başlayan ve göğe yazılan bir ağıt – Şehit Engin Şahin’e
O sabah,
gök delinmedi ama içimiz yarıldı.
Ey varlığı bile bir leke olan,
Ey anıldıkça dili kirleten gölge,
Kurda kuşa değil,
yeryüzünün en eski karanlığına bırak adını;
öyle bir karanlık seni yutsun ve içine bile sığdıramasın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!