Kâinatın kara kutusu açıldı, sırlar döküldü saçlarına,
Göğsümün dehlizlerinde fırtınalar koptu bu gece.
Dizginleri kopmuş bir kıyamet kopuyor damarlarımda;
İçimde binlerce atlı mahmuzluyor zamanı.
Nalların altında ezilen hüzün, kıvılcımlarla boyuyor gökyüzünü,
Vakit, seninle benim aramdaki o uçuruma bir köprü kurma vakti.
" beni yüreğinde hisset...
Seni hayal ediyorum...."
Serin bir akşamüstü
Üzerine hafif bir şeyler al...
Ağaçların arasında yürü usulca
aynanın diğer yüzüyüm ben
sevgi fısıldar bir yanım kulaklara
dipsiz kuyular açarım
Beni tanıyan yüreklerde
parlak yüzüme aldanıp murat dileme
her bahar zakkum tohumlarıdır
nasıl oldu birden bire
ne neden ?
hatırlamıyorum,
sadece bir kaç şey...
bir rüya gördüm:
bulutlar
sen benim olmalıydın
benimle olmalıydın
her elimi uzattığımda dokunabilmeliydim
parmaklarım yansada
aşkın en koyusunu yaşarken
çılgınca sevişebilmeliydim
Ben mi ?
antik çağlardan kalma bir ağıt
derin nefesle çekilen bir iç
ya da
kadim aşklardan geriye kalmış bir tortu
ne bileyim işte
Hiç kimsenin bilmediği bir yolda yürüyorum. .
Her gördüğüm yüz diğerinin dejavusu...
Yabancısı olduğum bu insanların
beni anlamasını beklemiyorum...
Benim hakkımdaki zanları
olumsuz düşünceleri beni bağlamaz...
" Yuvasız kuşlar gibiyim mekânı belirsiz
Kal-u beladan bu yana
Dünya denen memlekette
Sıla hasreti çekiyorum...".
Gece nasıl oluyor sanıyorsun?
Kâinatı isyan ettirecek kadar karanlık
Ve efsunlu bir dalga gibi...
Hüzünlerimdir güneşi kapatan.
Yağmur nasıl yağıyor sanıyorsun?
Dingin bir hava var dışarıda
Sağır eden bir sessizlik
Tüm duyularım ayakta
Bir fırtına kopacak biliyorum
Ruhumda volkanlar kaynıyor
Karabulutlar sarmış heryeri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!