Doğuştan gözleri yaşlı,
İyi huylu ağır başlı,
Sırma saçlı kalem kaşlı,
Gerçek güzel budur işte.
Ne şımarık nede namlı,
Geçici şan şöhret geçicidir ün,
Gelen geldi giden gitti daha dün,
Bilmem tren kalkar gider hangi gün,
Bu Dünya duraktır bizler yolcuyuz.
Hakkın divanında hakkın yolunda,
Doymaz gözlü ne var ne yok hep çaldın,
Aldın ekmeğimizi elimden aldın,
Lanet olsun bu kadarmı alçaldın,
Ölme sürün buda az bile sana.
Gezide ölenler terördü hani,
Sende bir canlısın tanrı yarattı,
Hep nankörler dalllarını kör etti,
Virane dalında baykuşlar öttü,
Şimdi tek yaşarsın budaksız ağaç.
Yok idi kimseye zoru zararı,
Ne tarafım tutar nede yanlarım,
İki yüzlü insanları nasıl anlarım,
Bundan sonra kendi sesim dinlerim,
Kim olursa olsun kalsın lüzum yok.
Böyle bir Millete başka sözüm yok.
Kendisini hoş gösterir millete,
Herkeste inanmış it oğlu ite,
Akıl ermez iki yüzlü illete,
Böylede nokta nokta çocuğu olmaz.
Bir gün olsun doğru yola gitmeyen,
Aheyliye sesli namaz kıldırdın,
Yüksek sesle mahalleyi yıldırdın,
İnsanlığı unuttun rafa kaldırdın,
Böylede sahtekâr İmam olurmu.
Bizler alışkınız ezan sesine,
Çoktur yanar döner acayip kullar,
Çileden çıkarır bizi bu haller,
Palavracı atar tutar hep sallar,
Boş konuşma boş lafla karınmı doyar.
Yüzde dördü verdin yüzdeyüz aldın,
Kargaların kan bürümüş dişini,
Kısa yoldan arar bulur leşini,
Hiç görmedik bir gün doğru işini,
Böyle olur şerefsizin tarifi.
Şer yoluna gitmekten hep haz alır,
İnsanlığa insanlara karşı duyarsız,
Sevgi saygı bilmez Hepten ayarsız,
Sen bizi ne sandın namussuz arsız,
Gördüm ama böyle soysuz görmedim.
Önce hoş görülü ol geldik kapına,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!