Veysel Sari Şiirleri - Şair Veysel Sari

Veysel Sari

Kentin kılcal damarlarından çekiliyor şehrin gürültüsü,
Sabahın çiğiyle gecenin isi birbirine teyellenmiş.
Sokak lambaları, gözlerine mil çekilmiş birer fener şimdi...
Ben yine o meçhul sapağın, o küf kokan duvarındayım;
Parmak uçlarımda sönmeye yüz tutmuş bir hınçla bekliyorum.

Devamını Oku
Veysel Sari

Küstüğümü Bilmesin
Dışarıda mevsimsiz bir rüzgâr, sokağın lambası can çekişiyor,
Bir efkâr birikmiş içimde, hıçkırsam şehir üstüme yıkılacak.
Duvara astığım o eski fotoğrafın köşesi bükülmüş yine;
Sanki o bile farkında bu sessiz gidişin, bu derin sızının.

Devamını Oku
Veysel Sari

Memo, Diyarbakır'ın dar sokaklarında büyümüş, hayatın acımasız yüzüyle çok erken tanışmıştı. Gözlerinde dinmeyen bir hüzün, yüreğinde ise derin bir sızı vardı. Aşkın açtığı yaralarla hayata küsmüş, perişan bir haldeydi. Sevdiği kadın onu terk etmiş, Memo'yu özlem, hasret ve sitem dolu bir yalnızlıkla baş başa bırakmıştı.

Geceleri Dicle Nehri'nin kıyısında oturur, yalnızlığıyla dertleşirdi. Kaygıları o denli büyüktü ki, sanki tüm dünyanın yükü omuzlarındaydı. Gözyaşları yanaklarından süzülürken, içindeki öfke ve derin aşk acısı onu adeta paramparça ediyordu.

Bir gece, Hevsel Bahçelerinde dolaşırken, eski bir ağacın altında bir not buldu. Notta şu sözler yazılıydı: "Umutsuzluğa kapılma Memo. Hayatın acımasız yüzüyle karşılaşmış olsan da, hala bir umut ışığı var. O ışığı bul ve yeniden doğ."

Devamını Oku
Veysel Sari

Bak dinle... Bu öyle alelade bir aşk hikayesi değil. Bu, kelimelerin nefesinin kesildiği, sözün o uçurum ağzında sustuğu yerde başlayan bir iç çekişidir.
Hani fırtına kopar da insan sığınacak bir saçak altı arar ya; işte sen benim o fırtınalı ömrümde sığındığım en kuytu, en namuslu limanımdın.

Kimselere fısıldayamadım ismini, sakladım.
Kuytu köşelerde, hüzünlü akşamlarda sadece kendi yüreğime söyledim.

Devamını Oku
Veysel Sari

Titrek alevi dans eder karanlıkta,
Her yanışında bir sevda hikâyesi anlatır,
Erirken damla damla, aşkla yanar mum,
Işığıyla yüreğime umut katar.

Sevginin sessiz tanığıdır o,

Devamını Oku
Veysel Sari

Ben mutluluğu bir çocuk oyuncağı sanmıştım önce,
Kırık dökük bir salıncakta, sallandıkça uçacak gibi...
Oysa ne zaman uzatsam ellerimi o gökyüzüne,
Kuşlar göç etti, bulutlar ağladı, gölgeler sırtını döndü bana.
Dedim ya kirve, ben mutluluğu hiç bilmedim,
Hiç yaşamadım ki fiyakalı sofralarda, süslü akşamlarda...

Devamını Oku
Veysel Sari

Gece, siyah pelerinini şehrin üstüne örttüğünde,
Zaman durur, hüzün susar, bir masal başlar yeniden.
Milyonlarca ekranın arkasında binbir hayat sönerken,
Bir ışık yanar en derinden, bir kapı açılır erkenden.

O kapının eşiğinde iki yürek bekler gelenleri;

Devamını Oku
Veysel Sari

Neden iyiler hep kaybeder bu hayatta, söyle?
Neden dürüstlük, sahtekarlara yenik düşer böyle?
Neden merhamet, acımasızlık karşısında susar, dinler?
Neden sevgi, nefretin gölgesinde kaybolur, siner?

Adalet nerede, hak nerede, vicdan şimdi nerede?

Devamını Oku
Veysel Sari

Hangi bozuk pusula şaşırttı da yönümüzü, o uçurumun kenarına getirdi bizi?
Söyle; hangi sessizlik daha ağır basardı, benim sana kurduğum o cümlelerden?
Bütün şehir uykuya teslim olmuşken, ben senin gölgeni beklerdim kapı eşiklerinde.
Şimdi o eşikler öksüz, şimdi o kapılar yüzüme kapalı.
Hangi hırsın esiri oldun da, o incecik dalı kırdın gövdemizden?

Devamını Oku
Veysel Sari

Ne faydası var artık bu saatten sonra gecikmiş itirafların?
Fırtına kopmuş, dalgalar kıyıya vurmuş, geriye sadece tuzla buz olmuş anılar kalmışken…
"Olsun" diyorsun, sineye çekiyorsun da içindeki o sessiz çığlığı nereye sığdıracaksın?
Her şarkıda bir teselli aramak, her ritimde biraz daha eksilmek nafile artık.
Biz bu yolları yürürken ayaklarımıza batan cam kırıklarını bile gülüşümüzle gizlemiştik.
Şimdi hangi cümlenin arkasına saklanırsak saklanalım, gerçekler çıplak ve soğuk.

Devamını Oku