Yangınlardayım yar,
Buram buram yanıyorum,
İnceden inceye tütüyorum,
İnce bir sızı var yüreğimde,
Tükeniyorum…
Susuyorum,
Sustukça sıra yine bana geliyor,
Resmiyle konuşuyorum,
Nasıl da gülümsüyor kahrolasıca gözleri,
Bilirim,
O, rol yapınca da güzeldi...
Dilimde bir yalnızlık şarkısı,
‘Gurbet o kadar acı ki ne varsa içimde,
Hepsi bana yabancı, hepsi başka biçimde.
Ne bir arzum ne emelim, yaralanmış bir elim,
Ben gurbette değilim, gurbet benim içimde’
Haydi şimdi gökyüzüne bak,
İkimizin de baktığı yere,
Ne güzel, ne hoş,
Beyaz beyaz yağıyorsun,
Hele tenimi okşaman yok mu,
İçimi bir hoş ediyorsun...
Sizin oralarda şimdi kar varsa da bilemem,
Bizim buralara bardaktan boşanırcasına,
Öyle çok yağmur yağıyor ki,
Rüzgar eşlik ederken yalnızlığıma,
Canım hiçbir şey yapmak istemiyor,
Bir de uyku bastırıyor ki sorma…
Bahanesi bile olmaz, lüzumsuz yere sebep arama,
Gökyüzüne bakmamın tek gayesi gözlerindir,
Başka da iltimas, iltihak bekleme,
Ondan gayrı bir ittifaka bağlanmam,
Bir sıcaklık, bir berraklık, bir ışık ararım,
Bulamazsam, öyle de karanlık, böyle de karanlık,
sen aklıma
yağmur cama düşüyor
aklıma düştüğün kadar
bizim buralara yağmur düşmüyor
'' Yok aslında birbirimizden farkımız,
Ama biz Osmanlı bankasıyız '' demeyeceğim,,,
O reklam, tarih oldu...
Diyeceğim o ki; '' tüfek icat oldu mertlik bozuldu...''
Bunu da geçtim, benden önce söylemişlerdi...
''Şimdi yeni şeyler söylemek lazım ''
Başımızı alıp buralardan gitmeli,
Nerelere gitmeli,
Yerin altına mı girmeli,
Dağların ardına mı sığınmalı,
İzimizi sürerlerse,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!