Günlerdir çok yorgunum,
Bir kamyon dolusu yük var bende,
Ayaklarım taşımaz oldu iskeletimi,
Yemeden içmeden kesildim,
Kan çanağına döndü gözlerim,
Kaç gecedir uykusuzum…
Koskoca dağları bir bir üstüme devirip,
Beni böyle bir başıma bırakıp gidiyorsun.
Bir ağıttır bundan sonra söylenen tüm aşk şarkıları.
Mazi olacak, dünden kalan mutluluk kırıntıları.
Canhıraş bir feryattadır sensiz kalan yüreğim.
Fersiz, hüzünlüdür düne kadar gülen gözlerim.
Güneş, aya tutuldu,,,
Ben de sana.
Şiirin adı oldu: Hümeyra...
Gecenin bir yarısı, aklıma geldikçe güzel sözlerin,
Beni mum ışığında eritir zift karası gözlerin.
Saniye sayılıdır, dakika sayılı…
Gün, haftayı kovalar, ay sayılı.
Harf sayılıdır, kelime sayılı…
Gülüşünü sevdiğim inci tanem,
Firdevs bahçesinin kapısı mısın?
Feryatlarda, can çekişmede sinem,
Yürek yangınımın mahpusu musun?
Şeytan bile giremezken kanıma,
Dertleri dağlara verseymiş yaratan,
Ağır gelirmiş, yıkılırlarmış,
Uyutmak için kucağında sallarken beni anam,
Hangi ağıtları öğretmiş ki?
Benim kızıl akşamları sevmem bundandır,
Senin dağlarında güneşler batarken,
Her zamanki gibi aynı sokakta karşılaştık,
Yine çok havalı, yine çok güzeldi,
Birlikte aynı caddede yürüdük,
Aynı yokuşu tırmandık,
Birlikte yorulduk,
Aynı yerde soluklandık,
Gözlerine bakınca, dünyalar benim oldu,
O bunu bilmeyecek, bakışı sonum oldu...
Kurşundu deldi geçti, en yaslı şarkıdayım,
’Sus! ’ dedi gonca gülüm, ben nasıl şakıyayım?
Dudaklarını dedim,
Öyle büzüştürüp durma,
Katıksız yerim, susuz içerim,
Soluksuz kalırsın...
Hele öyle hiç bakma,
Gözlerini de rehin alırım,
Kısıtlamalı, yasaklı, sensiz bir ufkun darağacında oyun niyetiyle sallanırken,
Kestim ipi, alaşağı ettim kendimi,
Aldım hiç bir şeyi karşıma,
Ciddi ciddi konuşmak istedim onunla,
Önce bir hafiflesin, sakinleşsin,
Rahatlasın, kendine bir gelsin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!