İncik boncuk satıyormuş...
''Ne alırsan on lira'' dedi,
Yaklaştım, gözlerine baktım,
'' Bunlar da dahil mi? '' dedim,
Güldü...
''Haklısın'' dedim,
''Aşk olsun, bana şiir yazmayacak mısın? ’’ dedi.
’’Tam adamına çattın,
Lakin yanlış adrese geldin,
Heybemde ısmarlama şiir bulunmaz.’’dedim...
Koskoca dağları bir bir üstüme devirip,
Beni böyle bir başıma bırakıp gidiyorsun.
Bir ağıttır bundan sonra söylenen tüm aşk şarkıları.
Mazi olacak, dünden kalan mutluluk kırıntıları.
Canhıraş bir feryattadır sensiz kalan yüreğim.
Fersiz, hüzünlüdür düne kadar gülen gözlerim.
Güneş, aya tutuldu,,,
Ben de sana.
Şiirin adı oldu: Hümeyra...
Gecenin bir yarısı, aklıma geldikçe güzel sözlerin,
Beni mum ışığında eritir zift karası gözlerin.
Güllerin piri, şahı, ahududusu, balı,
Göze gelmiş sarmış bir dikenli karaçalı,
Bende kırık dökük kalp, ondaki ne ola ki?
Zedelenmiş garibim, yaprakları yaralı.
Bakmayacaktı öyle, kabahat bende değil,
(H) ayra yormuştum düşte görünce,
G(Ü) ller açmıştı, hüzünlü yüzümde
Ku(M) saati misali tükenince zaman
Bir kez olsun dünya gözüyle görebilseydim,
Sarılsaydım boynuna, ondan sonra canımı alsaydı Yaratan.
Kavuşmak mahşere kaldıysa gülüm, Azrail şimdi uğrasın mekanıma.
Ha bir gün erken olmuş, ha bir gün geç, nasılsa bir gün ölmeyecek miyiz?
Sen gelince aklıma,
Çıkmaz bir sokaktayım
Etrafım çevrilmiş dört bir yandan,
Dardayım.
Vukuatlı bir adama çıkmış adım,
Her yerde sanki ben aranıyorum.
Vurmak istiyorsanız beni,
ŞİİR: Muhip Erdener SOYDAN (babam)
Doğum tarihi: 20 Ekim 1943
Ölüm tarihi: 15 Ekim 1986
Saniye sayılıdır, dakika sayılı…
Gün, haftayı kovalar, ay sayılı.
Harf sayılıdır, kelime sayılı…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!