Ela gözlü dilberim, canım aşkım her şeyim,
Tatlı gülüşlüm benim, bal dillerini yerim,
Acımı sen dindirdin, öptüğün yer gül oldu,
Gülüşüne yandığım, bak tutuştu her yerim
Ay misali nurlusun, neşe sevinç saçarsın,
Gözlerin diyorum,
Meşhut cürümlerin bir numaralı faili,
Meçhul cinayetlerin en azılı,
En acımasız katili,
Teşbihteki hatanın en yumuşak üslubuyla
Azmettiricisi, tetikçisi.
Sanki bir yük vagonu üstümden geçmiş de,
Tonlarca ağırlığını bende bırakıp,
Ardına bile bakmadan yoluna devam etmiş,
Başım bana felaket ağır geldikçe,
O benim düşmanım oldu,
Ben onun yabancısı.
Ah be üstat!
Sonunda sen de düşüp gittin Azrail'in peşine!
Biz şimdi, bu koca deryada,
Tek başımıza ne halt edeceğiz?
Senden ayrılacağımızı sanma,
Bir kaç güne kalmaz, biz de geliriz!
Bir kez doğmuştum,
Sayende bin kez öldüm.
Öldüm, öldüm dirildim.
Her bir dirilmede, yarama tuz bastım.
Çürüdüm,lakin sevgin çürümedi gönlümde.
Şimdi benimle beraber sen de çürümeliydin.
Bastığın toprak olaydım da,
Bir kez üzerimden geçseydin.
Bilir misin sevgili,
Ne zaman aklıma gelsen,
Benim için zaman mefhumu değerini yitirir,
ŞİİR: Muhip Erdener SOYDAN (babam)
Doğum tarihi: 29 Ekim 1943
Ölüm tarihi : 15 Ekim 1986
HATIRA
Hatıralar acı veriyorsa insana, o hatıra değildir.
Ya unutmaktır çözümü,
Her bir şey bir bir kopuyor hayatımdan,
Tesbih tanelerinin yerlere dağılıp kaybolması gibi,
Arkadaş, dost bildiklerim, sevdiklerim,
Canımı acıta acıta, ciğerimi söke söke,
Bir bir gidiyorlar,
Başım gövdemden kopuyor meselâ,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!