bir kere bir, daima sen ederken
iki kere bir, ikimizdik aslında
senden kendimi çıkartmamak için
duymazdan gelirdim matematikçiyi
bilerek ve isteyerek
çıkmazdım kara tahtaya
ağzından bal damlıyor,
dokunma öylece kalsın,
hele az yaklaş,
dudaklarıma bulaşsın,
tenin ilaç olsun,
gözlerim hasretine doysun,
İçim yangın yeri, sözün bittiği yer,
Başım gövdemle birlikte tüm şehir,
Sanki gece gündüz cayır cayır yanıyor,
Sönmüyor, sönmeyecek bu ateş,
Nasıl bir dünyaya düştüysem,
Bir kere de mi insanın yüzü gülmez,
Ah gülüm! vah gülüm!
Sen şimdi bana, çık git hayatımdan,
Eski defterleri kapat diyorsun öyle mi?
Yaralarım kanayacaksa kanasın,
Üzülme sen, sana bir şey olmasın…
Kapatmak için önce yaralarımın kapanması gerekir…
Trafik ışıkları başıma bela olur,
Kırmızıda koşar adımlarla geçerken,
Yeşilde sendelerim,
Gözlerin aklıma gelir,
Oturur caddenin ortasına,
Deli gibi seni beklerim,
Her Cumartesileri yaparım bunu,
Bugün yine o seninle ilk ve son kez buluştuğumuz yere gittim,
Aynı masayı ve aynı iskemleyi aradı gözlerim,
Sen varmışcasına oturdum masaya,
Bir de iskemle çektim oturman için,
İki kişilik yemek siparişi verdim,
ŞİİR: Muhip Erdener SOYDAN (babam)
Doğum tarihi: 29 Ekim 1943
Ölüm tarihi :15 Ekim 1986
ŞİİR: Muhip Erdener SOYDAN (babam)
Doğum tarihi: 29 Ekim 1943
Ölüm tarihi: 15 Ekim 1986
ŞİİR: Muhip Erdener SOYDAN (babam)
Doğum tarihi: 29 Ekim 1943
Ölüm tarihi: 15 Ekim 1986
ŞİİR: Muhip Erdener SOYDAN (babam)
Doğum tarihi: 29 Ekim 1943
Ölüm tarihi: 15 Ekim 1986




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!