Sana bakmak güneşe bakmak gibi bir şey,
Öyle yakıcı, öyle kavurucu,
Sanırsın ki birer ateş topu,
O baş belâsı gözlerin yok mu,
Kör olmayasıcalar,
Kurşun gibi, mavzer gibi,
Ne zaman uzun bir yolculuğa çıksam,
İki kişilik bilet alırım,
Delice seviyorum ya seni,
Yanıma almam kimseyi,
O koltuk boş kalır.
Vallahi dedi...
Ben demedim,
O dedi.
Bana dedi ki,
'' Baş tacısın '' dedi.
Estağfurullah, diyecektim,
BEKLENEN YOLCU
Bendeniz şip şak anlarım meseleyi icabında,
Nasıl izah etsem bu konuyu, şimdi şöyle oluyor,
Olmasına da, ne oluyor anlamış değilim,
Bir saniye, yarım kalmasın cümlem, burda kısa keseyim,
Bekliyorum.
Bir otobüs durağında,
Bekler gibi.
Karnı acıkan bir bebeğin,
Vakitsiz ve hesapsız saatlerde,
Sabırsızca anasını beklediği gibi.
Tıpkı mevsimler gibi,
Bir zamanlar ben de yazdım,
Hem yazdım hem okudum,
Kendi hikâyemi.
O zamanlar güzeldi her şey,
Her yerde aynı şarkı,
Ali, Ayşe'yi köpek gibi seviyormuş,
İyi de bana ne bundan,
Saygı duyarım tabi de,
Kıza da sormak lazım,
Gönlü kimdeymiş?
ŞİİR: Muhip Erdener SOYDAN (babam)
Doğum tarihi: 20 Ekim 1943
Ölüm tarihi: 15 Ekim 1986
Ben onu bunu bilmem,
Bir seni bilirim,
Bir de zamansız aklıma gelişlerini,
Ellerini tutmuşluğum hiç olmadı,
Oldu dersem yalan olur,
Olsaydı bırakmazdım, o da ayrı konu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!