’Bana bak doktor!
Az ve öz konuşacağım,
Durum vahim!’ dedim,
Kırmadı hatırımı, sağ olsun, baktı...
Kalpleri ne vakit iskambil kağıtlarında gördük,
Karanlık yüzleri de gördük,
Her bir şeyi bozan, dağıtan,
Çürüten, kurutan kalpsiz insanlık,
İnsanlıktan nasibini almamış,
Mayası bozuk, ruhsuz insanlık,
Sana dost tavsiyesi, aç kulağını dinle,
Herkesi neden hemen can yaparsın kendine
Önce bir tanısaydın, belki fetbaz, cambazdır
Sanal alem sonuçta, yazık etme kendine
Dedim, bu güzelliği nereden, kimden aldın,
Dedi, gonca gülden aldım, bal katmış yaratan.
Dedim, sana bakar bakar şiirler yazarım,
Dedi, ağır gelirim sana, sonra gönlünden taşarım.
Bu kopası ayaklarım hangi derdin peşinden gitmiş,
Kör olası gözlerim hangi cehennemin dibine düşmüş,
Bu kırılası ellerim hangi tabuta değmiş,
Hangi kor ateşte yanmış bedenim,
Ah ulan ben nasıl ah etmeyeyim,
Kimi öpmüş peki azgın denizlerle boğuşan dudaklarım...
Siyasetle işim olmaz,
Bana ne kim ne demiş,
Kim kimi yemiş,
Tarihle, coğrafyayla da işim olmaz,
Ne bileyim kim nereyi fethetmiş,
Hangi şehir daha güzelmiş.
O kadar zar attım da gelmedi düşeş,
Bu dünyada tek kazancım; ruhum ruhuna eş,
Neylersin, düştü bir defa gönlümüze ateş,
Şu kahredici mesafeler yok mu canımızı yakan,
Biz birbirimize sığındık, gecelerdir bizi saklayan.
Nereli olduğumu sorsaydın bir kez bana,
Sizin oralardan hem de çok yakınız derdim,
Bayağı geçmiş yıllar, kayıplarım olsa da,
Sana şimdi rastlamak, şansım, kazancım derdim.
Dallarını kırmışlar, yoksa meyve verirdin,
DERLERDİ DE İNANMAZDIM
Ağaçlar, ayakta ölürmüş,
Derlerdi de inanmazdım.
Benim canım kara gözüm
Her şeyimsin aşkım, özüm
Yemin olsun sana sözüm
Yürek sesim dile geldi
Seninleyken dünya baldı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!