BEKLENEN YOLCU
Bendeniz şip şak anlarım meseleyi icabında,
Nasıl izah etsem bu konuyu, şimdi şöyle oluyor,
Olmasına da, ne oluyor anlamış değilim,
Bir saniye, yarım kalmasın cümlem, burda kısa keseyim,
Bekliyorum.
Bir otobüs durağında,
Bekler gibi.
Karnı acıkan bir bebeğin,
Vakitsiz ve hesapsız saatlerde,
Sabırsızca anasını beklediği gibi.
Ciğerim yanıyor gardaş, ciğerim,
Şöyle buz gibi bir su versen de,
Kana kana, doya doya içsem,
Kesmez beni gardaş, yemin olsun,
Ben daha mini minnacık bir bebekken,
Tahta beşikte hıçkıra hıçkıra ağlamalarım,
Caddelerden, sokaklardan duyulurmuş,
Annem bir eli yemekte, bir eli bulaşıkta,
Mutfaktan koşarak gelirmiş,
Sana bakmak güneşe bakmak gibi bir şey,
Öyle yakıcı, öyle kavurucu,
Sanırsın ki birer ateş topu,
O baş belâsı gözlerin yok mu,
Kör olmayasıcalar,
Kurşun gibi, mavzer gibi,
Ne zaman uzun bir yolculuğa çıksam,
İki kişilik bilet alırım,
Delice seviyorum ya seni,
Yanıma almam kimseyi,
O koltuk boş kalır.
Vallahi dedi...
Ben demedim,
O dedi.
Bana dedi ki,
'' Baş tacısın '' dedi.
Estağfurullah, diyecektim,
sen benim dağlarımda kar,
yanımda yâr olamazsın,
ne yağmur, ne esen yel,
ne doğan güneş, ne mavi deniz,
sen benim kitabımda,
İmkansız işte, soru falan sorma bana,
Hatta noktayı burada koy!
Bitirdinse son sözünü, az müsaade et,
Savunmamı gözlerinin içine baka baka,
Ciğerim yana yana yapayım,
Diyorum ki, seni kelimelerle ifade etmek imkansız!
şu aklıma gelişlerin yok mu,
ayımı, günümü unutturan.
niçin çıkmıştım dışarı?
hangi sokaktı burası?
yolumu şaşırınca,
adres diye resmini gösterdim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!