Duvar işçilerine inat,
Senden bir duvar örsem kendime?
O kadar güzel işlesem taşlara adını...
Ve duvardan ve işten ve işçilikten kaçmadan;
Seni örsem dört yanıma,
Benim esmer güzelim,
Belki bir gün,
Bütün duvarlar yıkılır…
Rüzgâr saçlım,
Gece gözlüm,
Geceydi, kördü.
Gündü ve güneşti,
Soluk soluğa vardım yanına.
Basamaklarını tırmanırken cehennemin,
Ellerine ve tenine dokundum ateşin.
Ekmeğimiz olmalı,
Suyumuz olmalı,
Başımızı sokabileceğimiz bir hanemiz
Daha yarınlar var…
Ekmeğimizi bölebiliriz ya da alabilirler elimizden
Hadi yüreğim bin atına
Bu gece kaçağa gidelim,
Sınıra, sınırın o yanına
Hani bilmem kimlerin çizdiği o ölümcül sınıra?
Bir bidon mazot kaçırırız belki
Bir güldü mü çocuk,
Acı mı kalır geriye?
Elinde eteğinde ne acı varsa,
Sapır sapır dökülür bir çocuğun gülüşüyle...
Hadi çocuk gül,
Gece olunca her yere ben çökerim
Kapkara,
Garip; gözlerimde sen, ellerimde sen
Can çekişirim, aklımda yokluğun…
Yokluğun ki;
Kimileri çalar;
Diri diri alır insanın aklını,
Kalbini,
Yapa yalnız düşlerini...
Oysa
Bu aralar çok unutkan olmuşum;
Senin adını düşünüp duruyorum,
Aklım almıyor, aklıma gelmiyor bir türlü
Neydi adın?
İsminin baş harfi dilimin ucunda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!