Boğazıma kapaklar diziyorum
Çıkmasın sesim
Çıkmasın soluğum.
Lakin çıkarsa sesim boğazımdan
Bu çocuk yüreğim patlar
Sebepsiz girdin içime,
Dilim damağım kurudu;
Bu dar, kara vakitte ne gider ki?
Bir kadeh rakı, şarap,
Ya da ucuz bira?
Aslında biliyorum,
Suç; benim, aklımın, kalbimin
Yani tek suçlu benim…
Sana dair her şey,
Her gece olduğu gibi,
Ağır bir gök
Bir atmaca
Bir çift aç göz
Yaşam;
Ucuz bir aldatmaca,
Keskin kılıç kından çekilir
Olsun gözüm olsun,
Ne olacaksa olsun...
Gözün arkada kalmasın,
Dediğin gibi oldu iki gözüm…
Neydi dün gece,
Nasıldık biz?
Sanki delirmiştik ve ilk kez sarılan çaylak kumrular gibi
Öyle acemi…
O neydi öyle, sen gerçek miydin?
Eskilerde piç;
Bir ağacın en tez, en erken haliydi.
Ben de eskidim yeterince
Ve aceleciyim biraz...
Üstüne küfürler yazılmış şimdi;
Kaf Dağından geldim,
Uzun soluklu, uzunca boylu
Ve ellerim yorgun,
Soğuk mevsimlerden ateşler çaldım sana
Şimdi tut ellerimden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!