İnsanoğlu çiğ süt emer;
Kendisini seveni, güldüreni değil de
Tenine acı vereni
Gözlerini yaşartanı
Yüreğini kanatanı sever…
Uzun zaman oldu
Akla haram her şeyden uzak kalalı;
Senden bile…
Bazen,
Sensizlik öyle helaldi ki
Sevmek, uzun iştir!
Gözleri kör, ömrü kısa bir aşka benzemez...
Yüreğini, bileğini, aklını, tümden bedenini
Ve en ağır zamanlarını vereceksin ona...
Yalnızlığa Sıkıyorsun Kendini
Lanet bir evren içindesin şimdi sen,
Sıksan, canını alacaksın bedeninin…
Üstelik düşlerinde karışık, sevdaların geliyor aklına
Gittikçe her şey sana benziyor;
Silik bir iz,
Unutulmuş bir şarkı,
Sahipsiz bir gün,
Yorgun ve kirli elleri gibi bir işçinin
Gittikçe sana benziyor hayat...
Dalgındın sen, temmuzun ortasında üşüyordu gözlerin
Deli bir düş gibi dolanıyordun sokakta
Birden aklına düştüm,
Benim içim titredi, ürperdim…
Deli bir düş gibi dolanıyordum aynı sokakta,
Derler ki kimileri yalnızlığı sever,
Yalandır, inanma yüreğim!
Yalnızlığı sahibi sevsin...
En yalnız halimde bile seninleyim,
Ben, hiç senden yoksun olmadım,
Derler ki karanlık bir başına üşümektir
Ki üşümek biraz ölmekse
Hadi bir ses ver,
Tut yüreğimden, bir nefes ver
Öldürme beni...
Yoktun,
Gün boynunu bükmüştü
Umurumda değildi renkler
Görebildiğim;
Bir tek kaybolan günün renkleriydi…
Ekimde bu soğuk!
Sanki zemherinin ortası.
Daha yapraklar bile kızarmamış,
Dökülmemişti oysa...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!