Keşke başımdaki bela bir tek sen olsaydın,
Seni sevmek kolay iş,
Yüreğimin dikine giderim,
Hepsi bu!
Ama yaşamak kadar ağır bir yük var omuzlarımda,
Şiir önce suya düştü
Ellerin kirliydi;
Avuçladın suyu
Tenini yıkadın, su kurudu...
Bulut oldu şiir,
Evet,
Bu kenti terk etmelisin sen!
Bu kent batacak birazdan,
Kimsenin haberi yok!
Terk etmelisin,
Sana söz sevgili;
Her şeye rağmen,
İnanıyorum!
Bir gün bütün kötü gidişleri tersine çevireceğiz...
Açlıktan çatlayan gözler,
Her gece bir yıldız kayar gökten
Bedeninde on üç kurşunla
Yüz yıllar geçse bile
On iki yaşında Uğur Kaymaz...
Aç susuz kal,
Hatta öl açlıktan, susuzluktan
Ama vazgeçme özgürlüğünden,
Başını dik tut!
Tok bir köle olmaktansa,
Tamam, serseriyim ben
Saçma sapan düşler kuruyorum;
Mesela, çocuklar ölmese
Bütün evrene barış gelse diye olmadık şeyler düşünüyorum
Fikir fikir dünyanın bütün sokaklarını dolaşıyorum
Ve ışık hızıyla dönüştürüyorum dünyayı
Dokunma bana,
Biri dokununca yağmur ağlıyor,
Hele sen hiç dokunma!
Gökyüzünde bulut kalmıyor…
Dokunma, toprak da ağlıyor;
Çoktandır biliyordum,
Hiç olmamışsın;
Yoktun,
Yokmuşsun aslında...
Şimdi;
Sebep yoktur
Hacet de değildir sebep
Rüzgâr nasıl değiyorsa tenine sualsiz;
Sevdan öyle değiyor yüreğime…
Çok değil,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!