Sana söz sevgili;
Her şeye rağmen,
İnanıyorum!
Bir gün bütün kötü gidişleri tersine çevireceğiz...
Açlıktan çatlayan gözler,
Her gece bir yıldız kayar gökten
Bedeninde on üç kurşunla
Yüz yıllar geçse bile
On iki yaşında Uğur Kaymaz...
Derler ki kimileri yalnızlığı sever,
Yalandır, inanma yüreğim!
Yalnızlığı sahibi sevsin...
En yalnız halimde bile seninleyim,
Ben, hiç senden yoksun olmadım,
Derler ki karanlık bir başına üşümektir
Ki üşümek biraz ölmekse
Hadi bir ses ver,
Tut yüreğimden, bir nefes ver
Öldürme beni...
Yoktun,
Gün boynunu bükmüştü
Umurumda değildi renkler
Görebildiğim;
Bir tek kaybolan günün renkleriydi…
Ekimde bu soğuk!
Sanki zemherinin ortası.
Daha yapraklar bile kızarmamış,
Dökülmemişti oysa...
Keşke başımdaki bela bir tek sen olsaydın,
Seni sevmek kolay iş,
Yüreğimin dikine giderim,
Hepsi bu!
Ama yaşamak kadar ağır bir yük var omuzlarımda,
Dalgındın sen, temmuzun ortasında üşüyordu gözlerin
Deli bir düş gibi dolanıyordun sokakta
Birden aklına düştüm,
Benim içim titredi, ürperdim…
Deli bir düş gibi dolanıyordum aynı sokakta,
Gittikçe her şey sana benziyor;
Silik bir iz,
Unutulmuş bir şarkı,
Sahipsiz bir gün,
Yorgun ve kirli elleri gibi bir işçinin
Gittikçe sana benziyor hayat...
Saçma sapan bir aşktan bahsetsem şimdi?
Aklıma sen gelirsin önce;
Düşlerime yenilirim,
Sonra kendime küfrederim…
Sana dair kurduğum her düşten sonra,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!