Saçma sapan bir aşktan bahsetsem şimdi?
Aklıma sen gelirsin önce;
Düşlerime yenilirim,
Sonra kendime küfrederim…
Sana dair kurduğum her düşten sonra,
Ey yoksul insanlar,
Asgari ücretliler,
Çalışanlar, işsizler,
Bu dünya sizin...
Ama haberiniz yok!
Eğer zamansız ölürsem, akşamları gel yanıma
Bir kaç zaman yanımda kal…
Bana yıldızlardan bahset
Ayın sesinden,
Göğün yüzünden
Bu yanda;
Ana avrat küfrederler,
Kelle alırlar kör bir bıçakla,
Bedenler bomba olur,
Dünyayı öldürürler,
Ses çıkmaz...
Şu evrende
Mutlu olabilmek için sonsuz gerekçe olabilir
Ama benim mutsuz olmam için;
Dünyanın her hangi bir yerinde,
Herhangi bir sokağında
Herhangi bir iniltiyi duymam yeterlidir...
Çocukların ayak seslerinden,
Bir de sesten korktular…
Onlar oyunlardan da korktular
Oyunlarından korktular çocukların…
Mavzerleri ve tanklarıyla geldiler
Hava soğuk,
Yine aynı mevsimdeyiz,
Ansızın düştün serime,
Düşündüm de;
Yolun düşmez mi buralara?
Şimdi yine her geceki gibi,
Masam boş sayılır;
Kara bir kalem, saman sarısı bir kâğıt,
Boş bir bardak,
Bir de düşlerim var karşımda...
İnsan alışır
Alışır da
En kolay, mutsuzluğa alışır...
Korkulara alışır
Sevdalara hemen alışır da
En çok kendini yazarsın;
Birisinin avuç içine,
Gözlerinin mavisine
Ve söz değmemiş diline...
Sonra düşersin dilden;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!