Hayatla aramda şöyle bir ilişki var;
Oyunlar oynarız, mesela kör ebecilik
Ben kör olurum,
O hep beni sobeler...
Yakan topu oynarız bazen;
Suskunluk su gibidir
Ne kadar duru
Duru ve durgun olmayacak her an,
Yok eder yıkar senin evrenini ummadığın bir anda
Suskunluk un gibidir,
Duydum ki
Beni anmış;
O beni çok severmiş...
Oysa haberi yok;
O, hiç dünüm olmadı
Hala sıcak ve öldüresiye diri...
Uzun zaman oldu
Ceplerimde yalnızlık,
Ellerimde bir dünya yoksulluk
Üstelik hiç umut da kalmamış sokaklarda...
Hani çıksam sokağa ve haykırsam şöyle;
Sevmeyi bilmiyorum,
Tam otuz altı yıldır taşıyorum şu parmakları;
Otuz altı yıldır sevmiyorum,
Ağlıyorum,
Yazıyorum…
Aslında sen hiç olmadın,
Sen denen,
Sen dediğim her şey bir aldatmacaydı
Kendime dair...
Hiç sevmedim seni,
Geriye çok kimse yok şu dünyada...
Ne kadar çok,
O kadar yalnız şu deli başımız...
Varsın olsun, satayım kökünü,
Köksüz dostlukların,
Bazı çocuklar açtır
Susuz kimisi,
Bazıları babadan zengin
Hırsız kimisi…
On yedisinde,
Satın ulan satın,
Kesin ağaçlarımı, sularımı da satın
Daha nem kaldı diye sormayın!
Ben toprağım;
Yüz bin sefer satsanız da
Hani şimdi uçsam gökyüzüne
Hiç üşümesem,
Geride kalanları üşütmeden kaçsam yerden gökyüzüne
Üşümesem, üşütmesem…
Uçsam gökyüzüne,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!