bir hırçın dalgaydı beni sürükleyen,
yalancı bir bahar...
bir büyüye kapıldım yazın hararetli zamanında.
beni kandıran bir facıydı,
bir gece bekçisi kimbilir.
yüzündeki çizgilerden derinlere ses veriyordu
film gibiydi olanlar
ben derdimin aynasını oynuyordum
dertler ise habersizdi herşeyden
güvercinler hep yaralı
hep hüzünlüydü günlerimiz...
Domates kanını bilirmisin sen
Sert olur yaşamı
Dağdaki eşkıya gibidir
Bata çıka yolunu alır kar'da
Nice sevdalara gebedir
Düşmek bir gecenin ardında
kavimsiz,boylu boyunca
bağırışların kesik kesik
dumanlı geldiği havanın
öğle vaktinde
düşmek ah bir günün içinden...
Bir içkiydi sesin
Bir rüya
Şimdi başkalarının dudaklarında..
Ve yabancı bir adam
Düşümün parkında
Geceden bir nur inse sultanın kalbine
Sahibi ol dese, sahibi ol gecenin gölgesine
Gönül tahtım sallandı da kırılıp düşüverdi
Her sallantı da bin hece koptu, yeri öpüverdi..
kelimelerin kıyısındayım
gölgelerin
esaretinde yaşarken aslında
komutanıyım ordunun
sınır boylarında örgüsüz
saçlarım dağınık,perşmurde
Gitme
Öksüz kalmasın gözlerin
Serinliğinde cennetin kevseri
Bırakma,gitme
Üşümesin soğuk başkentlerde ellerin..
Ne zaman köy oldu Seçme
Ne zaman yurt
Hani nerde nerede bu sükut
Söyle Ase söyle
Şairin köyümüdür Seçme
Hani kapısında dururdu şeref’in




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!