Tamamın gölgesinde kaldım
Tamamlandım,düştüm
Ayrıldım,kovuldum
Kaç tane arş varsa yeryüzünde
Girdim içine hepsinin
Lakin ne çare
Yalnızım gafiller yalnız,
Çarık çürük yolların garip öğreticisi
pişmanlıkların bekçisi,
yolculukların boynu bükük öğretmeni...
Adına çiçeklerin yakıldığı memleketlerin sahibi,
Adımın çatlamış limanından sızıverdin
bir gece vaktiydi,
yağmurluydu hav,karanlıktı,
göz gözü görmüyordu
ve ben seni bekliyordum bir ağaç altında
hava yağmurluydu
Orhan Veli ölmüş diyorlar
Bir köşede
Herhangi bir sokağın
Ahenksiz, renksiz
Tatlı dilden anlamayan
Çatal ağızlı, kör bıçaklı
Oy İstanbul
Ömrümün kenti
Varoşların isyan altındadır
Camdan gözlü devler vardır içinde
Sevgileri ölümsüz
Ölünleri sevgisiz
Yastık kabul etmez başımı günahkar diye
Günahkar da günahkar riyakar diye..
Bugün aklıma yine sen geldin
Dağınık bir sofra da
Sebepsiz
Bilmem ki niye geldin
Mavi gitarlı adam gibi
Çıkıverdin köşeden aniden
hırçın hırçın bakma bana
ruhun içinde kaybolur bakışlar
dalgalı bir yaprak bırakır
ince bıyıklarında hüzün
gözlerde nemli bir hava
sabır meyvasıdır gonca gülün
sabır meyvası ekmeğin,tuz'un
üstünden geçse de nice hengameler
nice savaşlar yaşansa da ruhunda
savaş meydanında çarpışılsa da senin için
sabret, sabır yüce rabbin lütfu
şehrim
ah o ömrümün şehri
yüreğimde çarpan
yalın ayaklarımı içinde yıkadığım
çocukluğum,gençliğim
ömrümün meyveli yılları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!