Eliften bir yağmur yağdı kaf dağının ardına
Silik gözyaşlarındaydı sanki olmayacak bir yaşamın
Hangi yalnızlık böyle ürkütebilir ki hiç gelmeyecek baharı
Adem miydi şişeye dolduran havayı silüetsiz
Hangi havva kaçtı da kibritin gözyaşında boğuldu..
Gülistanda topladım nice güller
Gülistan aşkla geldi ağladı
Kuşlar hep bir ağızdan, öttü bülbüller
Gülistan aşkla geldi, ağladı
Ellerim açık, açıktır sümbüller
Mağlubiyetimin ertesindeyim
Ne azım ne de çoğum
Kararındayım yaşamın
Siyasilere bırakılmışken hayatım
Kardeşliğimin yıldönümündeyim
....
Sevgilinin dudağına açılır kapı
Açılır ki bir geceden zifirinin
Aşktan,şehvetten bir iniltinin
Sev beni bu akşam sev ki yıldızlar kaysın
Sakın bükme boynunu,mahzun bakma öylece
Unutulmuşlara
Aslında unuttuğunu sandığın ama unutamadığın
Beyaz çirkin çocuklara, esmer karakızlara
Yok dedirten yaşamın sarmaş kollarına…
Oysa ne de çok sevmiştim seni
Bir köye vardım ruhsuz,tatsız
Hep işin cin tarafını düşünen
Aslında cinliği bilmeyen
Kendinden başkasını anlamayan
Bencil,kör,virane
Bir köye rastladım.
Bir rüya gördüm
Ellerim bağlı, uyuyorum
Düşümde düş görüyorum
Sivri uçlu bir topuk vurmakta kafama
İki gündür aynı yerdeyim
Nedense hep bu düşlerde
Fsıltılarda arar kendini gözler
bir hüznün abidesiymiş sanki
yuvarlak bir masanın kenar uçları
ne zaman oalcağını anlayamadığın
fakat ne olacağını bildiğin
bir kavmin ayak sesleri...
Kare kare dokundu günah defterim
Cehennemde ben ne güzel bir neferim..
Hazine Sandığı
I.
Telli turnaların geliş vaktidir kıyıma;
Ase’nin kanının taşlara düşme zamanı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!