Ünal Beşkese Şiirleri - Şair Ünal Beşkese

Ünal Beşkese

Kimi, ince bele, gül endâma vurulmuş,
Kiminin gönlü sırma saçlara takılmış,
Zeytin gözlere, kiraz dudaklara ne ağıtlar yakılmış...

Bir tanem, güzelim,
Gül dudaklım, saçları gül ibrişimlim,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

ÜSKÜDAR'DAKİ KONAK

Semt, Üsküdar'ın yukarısı, Salacağın arkası,
Doğancıların üstü, Paşakapısı...
Arnavut kaldırımı, fakat tertemiz bir sokak;
Çember peşinde koşuşan, topaç çeviren çocuklar,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Nazlı bir çiçekti, yaz güneşinde,
Erkenden açılmış onbeş yaşında.
Köydeki tüm gençler onun peşinde,
Arasında, çekinerek Naz Gelin.

Allı, morlu güller takar saçına,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Sevgimden saraylar yarattım sana;
İçinde bir lâhza kalıvermedin.
Özenle petekler örüp durdum da;
İçine, bir damla bal'ı vermedin.

Yılmadım; büyüttüm öksüz sevgimi;

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Bir sevdâ peşinde kaybettim yolu,
Güneş görünmüyor bu sefil yerde.
Her yanım ölümcül tuzaklar dolu,
Tanrım, bir ışık ver, çıkışım nerde?

Dört duvar, arası çıplak ve dümdüz,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Bağdat'ta da çocuklar vardı önceden.
Gerçi onlar demokrasiyi bilmezdi,
Saddam şarkıları öğrenirken okullarında,
Ölüm akıllarına bile gelmezdi.

Sonra, yüzyılın zebanisi acıdı onlara,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Gül değilsin, bülbüller âşık olmaz ki sana,
Saksılarda süs olmazsın, karanfil değilsin.
Mor menekşe gibi kokmazsın,
Hanımeli gibi nârin de değilsin,
Lâleler gibi şatafatlı tarhlarda da görünmezsin.
Sen kaldırım kenarlarında yetişirsin kendi kendine,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Gönlüm öyle bir bahçe; toprak uygun sevgiye,
Yağmursuz kalmamalı, toprağa yazık, günah,...
Akşamdan bir tebessüm ekseniz fide diye
Bir kucak gül toplayın, hemen ertesi sabah...

Her bahar, kırlangıçlar yuva kurar gönlüme,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Geceler, çekemiyor düşlerimin yükünü
Sigaramda, uykusuz gecelerim tütüyor,
Başucumda erirken bu gece de mum gibi
Sabah yakın olmalı; bak, horozlar ötüyor...

..........Gökyüzünde bulut bulut özlemin,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Kırık bir taş plâkta eski bir şarkıyım ben,
Sen, üstümde dolaşan gramofon iğnesi;
Aldırma cızırtıma sakın, beni dinlerken,
Varsın kanasın dursun taş plâğın sînesi.

Hissedersin arabesk şarkılardan farkımı,

Devamını Oku