Öyle bir kitle var ki ne desem bilmem,
Adamdan sayarlar, vallahi sövsem.
Merak edip kim diye sual edersen,
Söylemem tanısan kusasın gelir.
Bunlar mangalda kül bırakmazlar,
Kalabalık bir sergide, kimsenin bakmadığı
Yapayalnız bir portreyim bu gün.
Soluk bir resimim, renklerim donuk;
Yıpranmışım, yıllar geçmiş üstümden.
Unutulmuş eşya gibi kıyı köşede,
Cep delik, hava soğuk, ceketim yırtık;
Konu komşu ekmek verir ölmesin diye.
Üç sokak ötesinden geçerim artık,
Perişan hâlimi görmesin diye.
Yüzüm asık, gerginim, kaşlarım çatık;
Gün gelir; canından kanından olan
El olur, gözden ırak olunca.
Umarsın medet bir telefondan,
Hasretle koşarsın her çalışında.
Yollar girer; yıllar girer araya,
Yolda görsem selam vermek istemem,
Kolay kolay kimseye kin beslemem,
Gözlerime gözün deysin istemem,
Nefret ile bakıyorsun birader.
İcki sende, kumar sende, kin sende,
Gözüme perdeler indi inecek,
Kederim, gözyaşım hepsi dinecek.
Yok mu tabutuma omuz verecek?
Hoşça kalın dostlar, vakit bu vakit.
Güz vakti de yakışır sanki vedaya,
Kalem çekilmiş gözlerinle vur beni,
Boyalı saçlarınla vur,
Edânla, işvenle savur,
Sıcak teninde kavur.
Yor beni, nazınla niyazınla,
Gök boşalıyor sanki, nasıl yağıyor yağmur;
Islak saçların geliyor aklıma yerli yersiz.
Çok değil, birazdan kudurur ya bu deniz;
Gözlerin de aklıma giriverir habersiz.
Yağmur bir başka güzel bu ıssız viranemde,
Plastik çiçeklerle dönem başladı
Yemeğe, meyveye, suya sıçradı
Düşünen beyin vardı, o yavaşladı
Yapay oldu artık zekâmız bile
Şarkılar, türküler duygudan yoksun
Son hatıramız da yok artık şimdi,
Gözlerine son bakışımı çaldılar;
Ellerini ellerimden aldılar,
Seni son gördüğüm yeri yıktılar.
Giderdim, sanki sen varmışsın gibi;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!