Çiçeklerden sen anlarsın, çiçeklere sor;
Gece oldu diye açmaktan vazgeçer mi?
Ya da aç pencereni, uçan kuşa sor;
Kış geldi diye uçmaktan vazgeçer mi?
En karanlık gece bile sabaha yenilecek,
Çok saygıdeğer ve yüce mahkemenizde,
Bir detay var, belirtsem müsadenizle;
Bir terazi var ya hani tam önünüzde,
Sanki biraz, sağa kaymış hakim bey.
Sizi adliyeden çıkarken gördüm,
Sen varken suskunum, sözlerim tutuk,
Ağzımdan birkaç özlem kaçacak gibi.
Söylersem sana bir şey, sen yine unut,
Yazılmamış bir şarkının sözleri gibi.
Titrer ellerim sana yazarken bile,
Bir dosta uğramışsın, haberim de var gerçi;
Hal hatırdan sonra, benden bahsetmiş sana,
Biraz abartıp da övünce beni,
Sorumsuzdu demişsin, ama iyiydi içi.
Çok zaman geçti unutmuştur demişsin,
Akları çoğalmış saçımdan bildim;
İsmimin anlamı kâr etmez artık.
Aynada gördüğüm yorgun yüz bendim,
Bu yol yürümeyle aşılmaz artık.
Adı kara, bahtı kara memleket,
Gelişmekten bihabersin bak hâlâ.
Bi dağın var; meşhur bari bereket,
Oksijenin deposuymuş, ne âlâ.
Değişmemiş, delik deşik yolların,
Umudumun sığmadığı bu hücre,
Beş adımlık voltama da dar benim.
Titreyen şu ellerimde bu ince,
Tüyden kalem kağıdıma yâr benim.
Parmaklığın buzdan soğuk demiri,
Bir an tanıyamadım, kusura bakma.
Sosyeteler gibi gezmezdin çünkü.
Otur şöyle bir kahvemi iç derdim amma,
Kırk yıllık hatırı saymaz bu öykü.
Araban da kıyakmış, hayırlı olsun.
Kış diyorlar mevsim, üşüyeceksin,
İnanmam mevsimin vaktine falan,
Hânemi örtse kar, donsa dört duvar,
Baharın geldiğini senden bilirim.
Gelecek güzeldir unut diyorlar,
Sana yazıyorum sevgili, ben yine işte;
Yanımda olsan da okusan keşke,
Destanlar yazsam da başka bir aşka,
Hep başa dönüyorum sen diye diye.
Şarkımızı tekrar tekrar çaldırıp,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!